Ana Sayfa / Bilişim ve Teknoloji / Emojiler: Kaybolan Gerçek Duyguların Sanal İzdüşümü

Emojiler: Kaybolan Gerçek Duyguların Sanal İzdüşümü

Emoji, çevrimiçi iletişimi gerçekten robotik olmaktan ve muhtemelen gelecekteki evrensel bir dile götürmekten alıkoyuyor. Emojili tweetlerin % 54’ü, emojisiz tweetlerin ise % 36’sı pozitif etki oluşturuyor.

Nicole Angelica

Yazılı dil, zengin elektronik iletişim araçlarının bir sonucu olarak farklı şekillerde gelişim gösterdi. Bu durum, konuşmalar sırasında resim, gif, en önemlisi de emoji gibi çarpıcı ve çeşitli ifadelerin ortaya çıkmasına yol açtı. Birçok eleştiriye rağmen emoji kullanımı kesinlikle yeni bir trend yarattı.

  • Şimdi tüm yaş grupları tarafından kullanılıyor.
  • Ailemizden aldığımız her metin neredeyse bir emoji içeriyor, örneğin bir öpücük veya bir gülümseme.
  • 2013-2015 yılları arasında sadece Twitter’da yaklaşık 10 milyar emoji gönderildi.

Gerçek zamanlı olarak Twitter’daki her bir emojinin popülaritesini takip eden “Emoji Tracker” web sitesinden emojilerin kullanımını izleyebilirsiniz. Instagram, Facebook ve anında mesajlaşma programları olmak üzere çoğu medyada emojiler oldukça popüler.

Emojinin bu kadar sık kullanımı, birçok emojinin nostaljiye dönüşmesini engelliyor. Emoji kullanımı  bilgisayar tabanlı iletişimdeki hızlı artışa basit bir tepki olarak gelişti.

Emojiler sanal ekranlar üzerinde kaybolan ve sadece yüz yüze iletişimde bulunan ton ve duyguların yerini tutuyor.

Dil toplumdaki baskılar doğrultusunda daima gelişim göstermiştir. Geçmişte, okuma ve yazma kabiliyeti, ekonomik olarak varlıklı seçkinler için önemli bir seçenekti. Okuryazarlık arttıkça yazılı ve sözlü iletişimde dilin formalitesi azaldı.

1700’lü yıllardan itibaren yazı biçimlendi, kültürel gelişmelere ve gelişen sosyal kuralların getirdiği kısıtlamalara göre şekil aldı.

Son 10 yılda teknolojideki büyük ilerleme etkili bir kültürel devrime yol açtı. Verimlilik ve erişim kolaylığı daima teknolojiyi ileri doğru itti. Bu nedenle söylemin bir anda mesajlaşma, e-posta ve sosyal medyaya geçişi sürpriz değil. Ancak yazılı iletişimle ilgili bir problem var: Juntendo Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki dilbilim profesörü Junichi Azuma, 2012 yılında iletişimde ifadelerin kullanımı hakkında bir analiz yaptı. Azuma’ya göre, “sanal ortamda kullanılan dilsel öğeler, yüz yüze içerikle karşılaştırıldığında, sanal-iletişim gerçek iletişimdeki öğelerin sadece yüzde 5’ini karşılıyor, konuşma dışındaki bilgiler ise yüzde 65’lik dilime giriyor” (Azuma 2012).

Araştırmalar, insanların bir mesajı okuduklarında eğer metin emoji içeriyorsa %56’sının ilk amaçlanan anlamı anladıklarını gösteriyor. Konuşulan dilde, alaycılık, çift anlamlılıklar ve benzeri etkileri oluşturmak için farklı emojiler var. Çevrimiçi iletişimin kolaylığı, insanların söylediklerini anlamalarını sağlamanın stresiyle tartılıyor. Bu sorunun üstesinden gelmek için dilin gelişmesi gerekiyordu: Sonuçta emojiler gelişti.

Dikkat çeken tez

Azuma, emojilerin çevrimiçi dilde çeşitli duygular oluşturduğunu bir teoriye dayandırdı. Emoji, çevrimiçi iletişimi gerçekten robotik olmaktan ve muhtemelen gelecekteki evrensel bir dile götürmekten alıkoyuyor.

2015 yılında Slovenya’daki Jožef Stefan Enstitüsünden bir araştırma grubu emoji için bir duygu analizi gerçekleştirdi. Bu duygu analizi, bir metni okumakla elde edilen görüşler, duygular, değerlendirmeler, tutumlar ve duygularla ilgiliydi.

Bu testte 83 katılımcı, emojili ve emojisiz 1,6 milyon tweet üzerinde analiz yaptı. Twitler, 13 farklı dildeydi. Katılımcılar, her emojiyi, duygulara (pozitif, nötr, negatif) dayalı olarak derecelendirdiler ve çeşitli anlamlar belirlediler.

Sonuçlar, emoji dilinin gelecekte daha önemli bir hal alacağını doğruluyor. Araştırmacılar emojli ve emoji olmayan tweetleri duygularla karşılaştırdığında, emojilerin varlığının daha olumlu bir izlenime neden olduğunu keşfettiler. Emojili tweetlerin % 54’ünün, emojisiz tweetlerin ise % 36’sının pozitif olarak yorumlandığını analiz ettiler. Emoji olmadan tweet’lerde duygunun eşit olarak bölünmesi, duygusal durumun keşfi daha zordur.

Ezici çoğunlukla emojiler olumlu bir düşünce içeriyordu. Analiz edilen 751 emojinin çoğunluğu, daha sık kullanılanlar olmak üzere güçlü bir duygu sıralamasına sahip. Aslında en popüler 33 emojinin 27’si pozitif olarak sıralanıyor. Çalışma, emojilerin çoğunlukla okuyucuyu niyetin pozitif olduğu konusunda ikna etmek ve iletişime teşvik etmek için kullanıldığını gösteriyor.

Emojilerin kullanılmasının dilin geleceği üzerinde güçlü bir etkisi olabilir. Emojinin faydası, yazılı iletişimdeki farklı ifadelerin artmasına yol açıyor. Emoji olmadan oluşan dil boşlukları genellikle okuyucunun yazarla ilgili bilgisiyle doludur. Bir kardeş veya yakın bir arkadaş, bağlamsal emoji ipuçları olmadan amaçlanan anlamı anlayabilir. Amerikan Üniversitesinde İngilizce ve dil bilim profesörü olan Naomi Baron, “anlık mesajlaşmanın dil üzerindeki en önemli etkisinin, emojilerle ortaya çıktığını ve kullanıcıların iletişim ağları üzerinde bunun etkisini hissettiğini” iddia ediyor.

Çeviri

Mert Küçükvardar

Kaynak: http://www.quantumrun.com/article/age-emoji/12.5.2016
Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir