Seçime Doğru Türkiye’de Derin Bölünme

 

Türkler,  dış güçler hakkında olumsuz görüşler dile getiriyor.

 

Hâlihazırdaki siyasi çıkamazdan önce Türkler, ülkelerindeki demokratik sistemin çalışıp çalışmadığı konusunda bölünmüşlerdi ve Erdoğan’ın umutları 2012’den bu yana en düşük noktasındaydı. Bununla birlikte, Türklerin çoğunluğu, ülkelerine rehberlik etmek için güçlü bir liderden çok demokratik bir hükumet biçimini tercih etmektedir.

Türkiye’yi rahatsız eden iç bölümler, Nisan-Mayıs 2015 arasında yürütülmüş ve henüz yeni yayımlanmış olan Pew Araştırma Merkezi’nin anketinde açıkça görülmektedir. Ankete göre ülke, demokrasisinin işleyişi bakımından ikiye bölünmüş durumda: %49’u memnun, %49’u memnun değil. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim koalisyonu üyeleri, mevcut demokrasiden çok daha memnun görünmektedir. Bu duruma yaşlı ve daha az eğitimli Türkler, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni (AKP) destekleyenler ve günde 5 vakitten daha fazla namaz kılan Müslümanlar da dâhil. Mevcut demokrasiden memnun olmayan kesim ise genç ve daha eğitimli Türkler, muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) takipçileri, daha az dindar Müslümanlar ve dindar olmayanlar olarak yer almaktadır (bkz. Şekil 1.)

Şekil 1. Türkiye’nin demokrasi memnuniyeti tablosu (Pew Research Center, 2015)

        Demokrasi konusundaki karışık görüşlere ek olarak, ankete göre birçok Türk ülkelerinin yönetiminden memnun değil. Türklerin en çok endişe duydukları konular ise yükselen fiyatlar, suç ve eşitsizlik olarak yer almaktadır. Öte yandan ulusal kurumlara olan güvene gelince, Türklerin ülke üzerinde iyi bir etkisi olduğuna inandığı tek kurum ordudur. Polisin, ulusal hükümetin, dini liderlerin ve mahkemelerin görüşleri karışıkken, medyanın görüşleri hiç de olumlu değil. Ayrıca, Türklerin %52’si çocuklarının gelecekte mali açıdan daha kötü durumda olacağını düşünmektedir.

Suriye ve Irak’taki savaşın Türkiye sınırında yoğunlaşmasıyla birlikte, Türklerin % 67’si ülkeye giriş için daha az mülteciye izin verilmesi gerektiğini söylemektedir. Dış ilişkiler açısından, denge üzerindeki Türkler, ABD (%58 olumsuz), NATO (%50) ve Avrupa Birliği (%49) dâhil olmak üzere dünya güçleri hakkında hala olumsuz görüşlere sahip görünmektedir. Yine de, Türkiye’de çoğunluk (%55), son beş yılda pek değişmeyen bir rakam olan AB’ye katılmayı desteklemektedir. Ankete katılanların %54’ü, Türkiye’nin dünya çapında şu anda olduğundan daha fazla saygı görmesi gerektiğini dile getirmektedir.

 

Türkiye’de Ulusal Koşullar İçin Düşük Oranlar

Türkler, ankete göre genellikle ülkelerinin durumundan memnun değiller. Yarıdan biraz fazlası (%54) Türkiye’de işlerin gidişatından rahatsızlıklarını dile getirirken %44’ü memnun olduklarını belirtmektedir. Diğer yandan bu memnuniyetsizlik, 2013’ten bu yana büyümüş görünmektedir. Ancak, 2002-2010 yılları arasında, Türklerin ülkenin gidişatı hakkında genel olarak sıkıntı olduğunu belirtmelerine dikkat çekmek önemlidir. Sadece son yıllarda görüşler biraz daha iyimser hale gelmiş durumdadır (bkz. Şekil 2.)

Şekil 2. Ülke memnuniyet oranı (Pew Research Center, 2015)

          Ülkenin gidişatı hakkındaki görüşler partizan çizgileri boyunca keskin bir şekilde bölünmüştür. Erdoğan’ın AKP’sinin neredeyse çoğu (%79) ülkenin mevcut yönünden memnunken, en büyük muhalefet CHP’nin sadece %22’si aynı fikirde görünmektedir.

Türkiye’nin En Önemli Sorunları: Enflasyon, Suç ve Eşitsizlik

Şekil 3’de görüldüğü gibi ankette ölçülen konular arasında yükselen fiyatlar, suç ve zengin ile fakir arasındaki uçurum Türkiye’nin en büyük sorunları olarak görülmektedir. İstihdam olanaklarının eksikliği (%51’e göre bu çok büyük bir sorun) de ciddi bir sorun olarak ankette yerini almaktadır. Siyasi liderler arasında yolsuzluk, kalitesiz eğitim, trafik ve sağlık hizmetleri ile ilgili endişe ise daha düşük seviyelerde yer almaktadır. Ancak genel olarak, çoğu Türk hala bu sorunları orta dereceli sorunlar olarak görmektedir.

Daha az eğitime sahip Türkler (ortaöğretimden daha az), daha eğitimli (orta öğretim veya daha fazla) meslektaşlarına kıyasla test edilen 8 sorunun her biri hakkında daha fazla endişe duymaktadır. Ayrıca genel olarak, yaşlı Türkler (50 + yaş), ülkenin gençliğine (18 ile 29 yaş arası) oranla bu konuların her biri hakkında daha fazla endişe duymaktadır.

 

Şekil 3. Türkiye’nin sorunları (Pew Research Center, 2015)

Ordu, Türkiye’de Olumlu Derecelendirmeye Sahip Tek Ulusal Kurum

Ankette Türklerden olumlu not alan tek ulusal kurum ordudur. Halkın yaklaşık yarısı (% 52), ordunun Türkiye’de işlerin gidişatı üzerinde iyi bir etkisinin olduğunu söylerken, % 37’si bunun tersini belirtmektedir. Öte yandan, Türkler, ülkelerindeki diğer büyük kurumların çoğuna bölünmüş görünmektedir. Neredeyse eşit rakamlar, polisin, ulusal hükümetin ve dini liderlerin ülke üzerinde ya iyi ya da kötü bir etkisi olduğunu söylemektedir. Yaklaşık dörtte biri (%41), mahkeme sisteminin ulus üzerinde iyi bir etkisinin olduğunu, ancak %48’i ise tam tersi kötü bir etkisinin var olduğunu dile getirmektedir.

Daha fazla Türk, televizyon, radyo, gazete veya dergi gibi mecraların olumsuz bir etkisi olduğunu söylemektedir. Yaklaşık yarısı (%51) bunu söylerken, %38’i medyanın iyi bir etkisi olduğuna inanmaktadır.

Yaşlı Türkler, daha az eğitime sahip olanlar, AKP ile ortak olanlar ve daha sık namaz kılan Müslümanların, listelenen her kurum hakkında olumlu görüşlere sahip olma olasılıkları daha yüksektir. Başka bir deyişle, Erdoğan’ın koalisyonunun bir parçası olma olasılığı daha yüksek olanların, bu ulusal kurumların Türkiye üzerinde iyi bir etkiye sahip olduğunu söyleme olasılığı daha yüksektir.

Demokrasi Konusunda Fikir Birliği Olsa Da İşleyişi Konusunda Bölünmeler Var

          Çoğu Türk hala demokratik bir hükümet biçiminin ülkelerinin sorunlarını çözmenin en iyi yolu olduğuna inanmaktadır. Ancak, büyüyen bir azınlık (%36), Türkiye’nin hayatlarını iyileştirmek için bir lidere güvenmesi gerektiğini söylemektedir. 2012 yılında, sadece %26’sı bunu söylerken, %68’i bu seçim verildiğinde demokratik bir hükümet biçimini tercih etmiştir. Neredeyse hiç namaz kılmayan Türk Müslümanların, günde beş kez veya daha fazla (%44) namaz kılanlara oranla demokratik bir hükümet biçimini (%78) tercih etme olasılığı daha yüksektir. Buna ek olarak, AKP sempatizanlarının sağlam çoğunluğu (%61) demokratik bir hükümet biçimine karşı güçlü bir lideri desteklemektedir. CHP destekçilerinin neredeyse tam tersi bir görüşü bulunmaktadır: %68’i demokrasiyi tercih ederken, %27’si güçlü bir lideri tercih etmektedir (bkz. Şekil 4).

Şekil 4. Demokratik bir hükümet vs. güçlü lider (Pew Research Center, 2015)

          Ülke, mevcut demokratik sistemin Türkiye’de nasıl çalıştığına dair eşit olarak bölünmüştür. Kabaca yarısı (%49) demokrasinin çalışma biçiminden memnun görünmekte ancak diğer %49’u ise memnun olmadıklarını belirtmektedir. Ancak neredeyse iki kat daha fazla insan, Türk demokrasisinin mevcut durumundan (%27) çok memnun olan %14’e kıyasla hiç memnun değildir. Buna ek olarak, Türk Müslümanları arasında, neredeyse hiç namaz kılmayanların %34’üne kıyasla günde beş kez veya daha fazla namaz kılanların %72’si Türk demokrasisinin mevcut durumundan memnundur.

Çoğu Türk, Dünya Çapında Daha Fazla Saygıyı Hak Ettiklerini Düşünüyor!

Türkiye’deki insanlar, ülkelerinin dünya çapında şu anda olduğundan daha fazla saygı görmesi gerektiğini düşünmektedir. Genel olarak, Türklerin %54’ü, Türkiye’nin olması gerektiği kadar saygın olduğunu düşünen %36’ya kıyasla daha fazla saygıyı hak ettiklerini belirtmektedir.

Erdoğan’ın AKP partisinin destekçileri, Türkiye’nin dünya çapında olması gerektiği kadar saygı gördüğünü (%53) belirtirken, muhalefet CHP’nin takipçileri (%25) daha fazla saygı görmesi gerektiğini belirtmektedir.

Türklerin Çoğunluğu Hala AB’ye Katılmayı İstiyor!

AB hakkında verilen düşük puanlara rağmen (Türklerin sadece üçte biri kurum hakkında olumlu bir görüşe sahip), Türkiye’deki çoğunluk (%55) buna üye olmayı isterken, sadece %32’si karşı çıkmaktadır. Bu duygu son yıllarda nispeten istikrarlı bir şekilde devam etmiştir, ancak 2005 yılında Türkiye’de daha fazla (%68) Avrupa projesine katılma isteği olmuştur.

Bu arada, diğer dünya güçlerine karşı Türkler mesafeli durmaktadır. Sadece %29’u ABD; sadece %23’ü NATO hakkında olumlu bir görüşe sahiptir. Daha da kötüsü Çin (%18 olumlu), İran (%17) ve Rusya (%15) olarak tespit edilmiştir.

Türkler NATO Müttefiklerini Savunmak İçin Güç Kullanmaya İsteksizler

Türkler, saldırı söz konusu olduğunda başka bir NATO ülkesinin yardıma gitmek için 5. Maddeye ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmekte tereddüt etmektedir. Neredeyse yarısı (% 47), Rusya’nın o ülke ile ciddi bir askeri çatışmaya girmesi halinde Türkiye’nin NATO müttefikini savunmak için askeri güç kullanmaması gerektiğini belirtmektedir. Bu bağlamda, Türkiye’deki görüşler ABD, Kanada ve 6 AB ülkesi de dâhil olmak üzere ankete katılan diğer 8 NATO üyesiyle örtüşmektedir. Bu ülkelerde % 42’lik bir oranda, Rusya’nın bir NATO üyesine saldırması durumunda ülkelerinin askeri eylem kullanmaması gerektiği belirtilmektedir.

          Öte yandan, Türklerin sadece %29’u müttefiklerini savunmak için güç kullanmaları gerektiğini dile getirmekte ve yaklaşık dörtte biri kararsız (%23) olduğunu belirtmektedir. Türkiye’de bu konuda kararsız olan insanların oranı yüksektir. Bu nedenle Türkiye’de NATO müttefiki olan bir ülkenin savunulması gerektiğini düşünenlerin oranı diğer NATO ülkelerine oranla çok daha düşüktür.

Türkler, ABD’nin NATO ülkesine yardıma gelip gelmeyeceği konusunda bölünmüş durumdalar. Türkiye’de her on kişiden dördü ABD’nin NATO müttefiklerini savunmak için askeri güç kullanacağını söylerken, % 34’ü ABD’nin yapmayacağını ve dörtte biri de kararsız olduğunu belirtmektedir.

Türkler, Suriye’den ve Irak’tan Daha Az Mülteci Kabul Ediyor

Mülteciler Avrupa’ya akmaya devam ederken, Türkler, daha az mültecinin sınırlarını aşması gerektiği konusunda ısrar etmektedirler. Üçte ikisi, Türkiye’nin Suriye ve Irak’tan ülkelerine daha az mülteci girişine izin verilmesi gerektiğini düşünmektedir. Sadece %8’i daha fazla mülteciyi kabul etmeye istekli, %13’ü ise akışı şu an olduğu gibi tutmak istemektedir. Müslümanlar arasında, daha az dindar olanların, en dindar Türk Müslümanlara (%82) oranla ülkeye daha az mülteci istemeleri olasıdır (%59). Yine de, Türk toplumunun tüm kesimleri, Türkiye’nin güney sınırlarına daha az mülteciye izin vermesi gerektiğini belirtmektedir.

Bu arada, bu anket yapıldığında IŞİD ile mücadelede, Türklerin sadece %36’sı, ABD liderliğinde yürütülen uluslararası düzeydeki bir İslam karşıtı koalisyona katılmak istemiştir. Daha fazlası (%44) koalisyona katılmamaları gerektiğini düşünmüş, ancak çoğu (%20) bir görüş sunmamıştır. Ancak, o sırada, %48’i Suriye ve Irak’taki IŞİD’e karşı ABD askeri eylemlerini desteklemiştir, sadece %30’u ise karşı çıkmıştır.

 

Yazar: JACOB POUSHTER

Çeviren: Duygu AYDEMİR

Kaynak: https://www.pewresearch.org/global/2015/10/15/deep-divisions-in-turkey-as-election-nears/  (E.T: 27.07.2020)

Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir