Home / Bilişim ve Teknoloji / Koronavirüs Takip Uygulamalarında Son Durum

Koronavirüs Takip Uygulamalarında Son Durum

 

Nisan ayında, Apple ve Google’ın ortaklığı ile geliştirilen koronavirüs temas takip sistemi NSA tarafından reddedilmişti. Bu sistem, merkezi olmayan bir model içeriyor ve Bluetooth teknolojisine dayanıyordu. İngiliz Hükümeti’nin takip planı ise farklıydı.

İngiltere’nin aksine; İsviçre, Almanya ve İrlanda gibi ülkeler temas takip uygulamalarını bu model üzerine kurdular.

Her iki model de, temel olarak a ve b kişisinin yakın temasta bulunduğu diğer akıllı telefon sahipleri ile elektronik el sıkışması üzerine kurulu. Merkezi Model, telefonun anonim kimliği ve diğer telefonlardan topladığı kodları veri bankasına aktarmakta. Merkez Dışı Model ise sadece kendi anonim kimliğini veri bankasına aktarıyor.

 

 

Uzmanlar, Google ve Apple’ın modelinin veri güvenliği açısından daha az kaygı verici olduğunu vurguluyor.

Almanya’nın Corona-warn-app’i, haziran ayında sürüldü. Birkaç gün önce ise uygulamanın 16 milyon kullanıcıya ulaşması Robert Koch Enstitüsü’nce kutlandı.

İrlanda, uygulamasını geçen hafta kullanıma sürdü. Merkez Dışı Model’in kullanıldığı uygulama, kısa sürede ülkedeki akıllı telefon sahibi insanların 1/3’üne tekabül eden 1.3 milyon kullanıcı sayısına ulaştı.

Japonya’nın Cocoa isimli uygulaması ise 7.7 milyon kullanıcıya sahip. Ülke nüfusunun 126 milyonu aşkın olduğunu düşünürsek bu oldukça düşük bir rakam. Yazılımdaki hatalar nedeniyle insanların 13 Temmuz’a kadar bulaş bilgisi paylaşamaması da, uygulamanın verimini düşüren bir diğer etken.

İmmuni’nin, 4.2 milyon italyanın telefonuna ulaşarak yetkililerin hedefinin epey altında kaldığı belirtilmekte. Ülke nüfusu yaklaşık 60 milyon…

Fransa ve Norveç,  uygulamarında gizlilik ihlalleri ile ilgili büyük sıkıntılar yaşıyor. Norveç, uygulamasını geçtiğimiz günlerde tamamen kaldırdı. Fransa da, aynı problemlerden dolayı StopCovid ile sadece 2 milyon indirilmeye ulaşabildi.

Avustralya’nın CovidSafe’i, tek kişide bile çalışmamış. Uygulamanın 70 milyon Avustralya Doları(49 Milyon Dolar veya 38 Milyon Sterlin)’na mal olduğu ve diğer takip sistemlerince halihazırda tespit edilmemiş bir bulaş dahi tanımlayamadığı söylenmekte.

Ülkemizde ise Hayat Eve Sığar uygulaması, nisan ayında kullanıma sürüldü ve kısa sürede  5 milyon rakamının üzerinde indirilmeye ulaştı.

blank

” Uygulama çalışıyor. 500 kulllanıcı pozitif çıktı ve uygulama sayesinde diğerlerini uyarabildiler. Ancak merkez dışı model dolayısıyla uyarının tam olarak kaç kişiye ulaştığını bilemiyoruz. ” Prof Lothar Wieler

 

Peki bu uygulamalar gerçekten işe yarıyorlar mı?

Buna cevap vermek güç.

İrlanda ve Almanya uygulamalarının başarılarını kutlayadursun, araştırmacılar tarafından 60% gibi bir rakam telaffuz edilmekte. Oxford Üniversitesi Araştırmacıları, bu uygulamaların efektif olabilmesi için nüfusun yarısından fazlasının aktif kullanıyor olması gerektiğini belirtiyor.

Bu ideale en çok yaklaşabilen ülke ise 364 bin nüfusuna karşılık %38 oranla İzlanda…

İtalyan Yetkililer, olası bir ikinci dalga sırasında temas takip uygulamalarının çok daha fazla kullanıcıya ulaşabileceklerini düşünüyor.

 

 

Kaynaklar

1. https://www.bbc.com/news/technology-52807635

2. https://www.bbc.com/news/technology-52441428

3. https://www.cnbc.com/2020/07/03/why-coronavirus-contact-tracing-apps-havent-been-a-game-changer.html

4. https://www.bbc.com/news/technology-53485569

 

About Ali Berke Demirel

Ali Berke Demirel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir