Ana Sayfa / Bilişim ve Teknoloji / Çocuklara Güvenli İnternet Eğitimi İçin 5 Öneri

Çocuklara Güvenli İnternet Eğitimi İçin 5 Öneri

Dijital medya, cinsel içerikten şiddet görüntülerine kadar birçok tehlikeyi beraberinde getirdi. İşte ebeveynler ve öğretmenler için 5 basit teknik: Bunlar size, çocuklara güvenli internet kullanımını öğretmenizde yardımcı olacak.

Birçok Youtube videosunda, çocukların dijital medyayla içgüdüsel olarak nasıl haşır neşir olduklarını görmek mümkün. Günümüzde 2 yaşın altında çocuklar bile, anne babalarının tablet veya akıllı telefonlarını neredeyse bir erişkin gibi kullanabiliyor. Parmaklarını ekranın üstünde gezdirip fotoğraflara bakmakla kalmayıp, özel programlarla artık kendi dijital sanat eserlerini bile boyuyorlar.

Güvenli internet kullanımı gittikçe hayati bir beceri haline geliyor.
Anne Babalar Endişeli

Tabletler, akıllı telefonlar ve diğerleri çoktan çocukların ve ergenlerin günlük hayatlarının bir parçası olmuş durumda. 2014 ve 2016 yılında yapılan iki araştırma çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı:

  • 2-5 yaş arası çocukların yüzde 7’sinin internetle tanışıyor.
  • 8-9 yaş arası çocukların yüzde 50’sinin interneti ara sıra kullanıyor.
  • 12-13 yaştakilerin %94’ü düzenli internet kullanıyor.
  • 12-19 yaştakilerin yüzde 90’ının her gün internete giriyor.
  • Neredeyse yüzde 100’ünün cep telefonu var.

Dijital medyanın bilgi edinmek, öğrenmek ve başkalarıyla iletişim kurmak için çeşitli imkanlar sunduğu kuşkusuz. İnternetsiz bir iş hayatı ise artık düşünülemez. Fakat internet alemi, özellikle çocuklar için birçok riski de içinde barındırıyor. Şahsi bilgilerle sorumsuzca davranmak, farkında olmadan zararlı programlar indirmek, şiddet, ırkçı veya pornografik içerikler ve sanal mobing tehlikelerden sadece bazıları.

Araştırmalara göre eğitimcilerin %87’si, internetin çocuklar için tehlikeli olduğuna dair hemfikir. Bunun yanı sıra birçok anne baba, çocuklarının telefon oyunlarıyla veya bilgisayar başında çok fazla zaman geçirmesinden endişe ediyor. Fakat çocuklarını internetin tehlikelerinden korumak isteyen anne babalar, internet kullanımının özellikle ilerleyen yaşlarda kaçınılmaz olduğunun da farkındalar.

Ebeveynler ve öğretmenler için, çocuklara bilgili ve bilinçli medya kullanıcıları olmayı öğretmeleri için 5 basit öneri:

1. Baştan konuşmak

Uzmanlara göre medya eğitimi, çocukların medyayı kullanmayı başlamalarıyla birlikte başlamalı. Anne babalar bunun için çocuklarına internette yapabilecekleri ve yasak olan şeyleri anlatmak için günlük olayları fırsat bilebilirler. Örneğin çocukla birlikte internetten bir oyun indirirken, bazı dosyaların içerisinde virüs olabildiğine veya yasa dışı olduğuna dikkat çekilebilir veya çocuğa güvenli indirme sitelerini nasıl anlayabileceği gösterilebilir.

Çocuğuyla birlikte düzenli olarak tablette veya akıllı telefonda fotoğraflara veya kendi çektikleri görüntülere bakan ebeveynler, kendi resimlerinin, videolarının veya kişisel bilgilerinin korunmasının önemini vurgulayıp, yabancı kişilerin güvenlerini kazanmak için açık bilgileri kötüye kullanabileceklerini anlatabilirler.

Yapılan araştırmalar, 6-13 yaş gurubundaki çocukların %41’inin internette resim, film, elektronik posta adreslerini veya telefon numaralarını paylaştıklarını veya kaydettiklerini gösteriyor. %12’si ise bu bilgilerin internette herkese açık olduğunu ifade ediyor.

2. Örnek olup kurallar koymak

Uzmanlar, çocuğun ne zaman tablet, akıllı telefon ve diğer teknolojik ürünleri kullanacağına her ailenin kendisinin karar vermesi gerektiği fakat ebeveynlerin kendilerinin yaptıkları hiçbir şeyin çocuğa yasaklanamayacağına görüşündeler. Çocuk, anne babasının akıllı telefon veya bilgisayar kullandığını fark ettiği anda merak edip kendisi de kullanmak isteyecektir. Anne babanın bu durumda iyi birer örnek olması çok önemli.

Aynı şey aile içi kurallarda da geçerlidir: Her ailede akıllı telefon, bilgisayar veya tablet ne zaman ve ne kadar kullanılabilir veya ne zaman kullanılamaz gibi iletişim kuralları konulmalıdır. Buradaki amaç hem çocuğa belirli sınırlar koymak hem de yön vermektir. Örneğin birçok anne baba, akıllı telefonların ders çalışırken veya yemek yerken kapatılmasını ister. Bu tarz kurallara çocukla beraber tüm aile bireylerinin uyması gerekmektedir.

Uzmanlar, tümüyle yasaklanmasına ise karşı çıkıyor. Çocukları sosyal medyadan tamamen uzak tutmak, onları dışlanmalarına sebep oluyor. Bunun yerine ebeveynlerin endişelerini çocuklarıyla dürüstçe paylaşıp muhtemel risklerden bahsetmeleri daha doğru.

3. Uygun içerikler seçmek

Daha küçük olan çocukların anne babaları, çocuklarına bir internet sitesini, uygulamayı veya oyunu göstermeden önce, çocuklar için uygun olup olmadığını kendileri kontrol edebilirler. Bunun için uygulamanın indirildiği siteni, kullanım yaşına göz atabilir veya uygulamayı kendileri deneyebilirler. Çocuk internete artık kendisi giriyorsa, çocuklara özel tasarlanan arama motorları önerilmekte. Uygun olmayan siteleri kapayan çocuk koruma filtreleri de bir başka çözüm yolu.

4. Haberleri birlikte düzenlemek

Günümüzde çocuklar büyüdükçe, yalan haberler ve gizli reklamları anlayabilmek için internetteki bilgi kaynaklarını doğru yorumlamayı öğrenmek zorundalar. Yapılan araştırmalara göre genç kullanıcıların 15%’i internete, gazete, radyo ve televizyondan daha çok güveniyorlar. Bilgilere dergi ve gazetelerin internet sayfaları dışında Google, Facebook ve Youtube ’tan ulaştıklarını belirtiyorlar. Ebeveynler ve öğretmenlerin, ciddi haber sitelerinin avantajlarını anlatmaları gerekiyor.

5. Güvenli internet için meraklı olmak

Birçok anne baba, çocukların ve gençlerin internette veya bilgisayar başında ne yaptıklarından ve internetin onlar için ne anlama geldiklerinden haberdar değil. Bu yüzden internetin çocuk için getirdiği fırsatları da tehlikeleri de görmekte zorluk çekiyorlar. Uzmanların ebeveynlere önerisi, yeni medya dünyasını merak etmeleri, açık olmaları ve ara sıra çocuğun yanına oturup o an bilgisayarda ne izlediğine bakıp çocuğun nelerle ilgilendiğini görmek. Bu şekilde ayrıca güvenli internet kullanımının ne gibi getirileri olduğunu, ne zaman frenlenmesi gerektiğini ve hayatın diğer alanlarının ihmal edilip edilmediği görmek mümkün. Diyaloğa açık olmak en önemli unsurlardan bir tanesi.

Nele Langosch
Çeviren Reşat OKUR
Kaynak: http://www.spektrum.de.
Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir