Ana Sayfa / Bilişim ve Teknoloji / Dünya’nın manyetik alanının değişmesinin etkileri ne olacak?

Dünya’nın manyetik alanının değişmesinin etkileri ne olacak?

Manyetik alan; Dünya’nın koruyucu güç tabakası, aslında yerküre etrafındaki güçlerin oluşturduğu bir “katman”. Üzerinde yaşadığımız gezegenin çekirdeği, sıvı haldeki metallerden oluşuyor. Bu da yerkürenin kuzey ve güney kutuplarıyla aslında devasa bir mıknatıs gibi çalışmasına neden oluyor. Peki, Dünya’nın manyetik alanı çökerse ne olur?

Avrupa Uzay Ajansı (ESA) uyduları tarafından yapılan gözlemler, Dünya’nın manyetik alanının hızla zayıfladığını gösterdi. Yaşanan değişim, manyetik kutup noktalarının yer değiştirmesine bağlanıyor.

ESA tarafından Dünya’nın manyetik alanını gözlemleyen Swarm Projesi kapsamında elde edilen bilgiler, gelecek için endişe verici bulundu. Yörüngedeki uydulardan en son edinilen veriler, Dünya’nın yüzeyinde 600 bin kilometrelik bir alana yayılan manyetik alana ait en zayıf bölgenin, Batı Yarımküre üzerinde genişlediğini gösterdi. Üç Swarm uydusunun analizleri, Hint Okyanusu üzerindeki manyetik alanın ise güçlendiğini ortaya koydu.

Bilim insanları, manyetik alanın neden zayıfladığı sorusuna henüz bir cevap bulamadı. ESA Swarm Projesi Müdürü Rune Floberghagen ise bu durumun ‘manyetik alanların yer değiştirmeye hazırlanmasından kaynaklanıyor olabileceğini’ söyledi. Uydulardan elde edilen veriler, kuzey manyetik kutup noktasının Sibirya’ya kaymakta olduğunu gösterirken, Floberghagen’in teorisi de desteklendi. Livescience sitesine açıklama yapan Floberghagen, ‘bu tür bir yer değişiminin doğal olduğunu ve birkaç yüzyıl olmasa da binlerce yıl içinde yaşanacağını’ belirtti. Floberghagen geçmişte manyetik kutup noktalarının defalarca yer değiştirdiğini de not düştü.

Dünyanın manyetik alanının değişmesinin bazı dramatik etkileri olabilir mi?

En çok sorulan sorulardan biri  de “Değişim esnasında manyetik zırh hala Dünya’yı, Güneş’in zararlı ışınlarından koruyabilecek mi?”

Tüm bu değişimler esnasında zayıflayan ve karmaşıklaşan manyetik alan tabi ki Dünya yüzeyinde ve üzerinde Güneş’ten kaynaklanan radyasyon seviyelerinin artmasına neden olacaktır. Fakat bizi hayati anlamda endişelendirecek bir durum olmayacak. Zayıflatılmış bir manyetik kalkanla nelerin olabileceğini, anormal derecede büyük güneş enerjisi patlamalarının manyetik alanımızla etkileşimine dayalı olarak hareket eden jeomanyetik fırtınaların etkilerinden anlayabiliriz.

2003 yılında Güneş’te gerçekleşen şiddetli patlamaların sonucu Dünya atmosferine normalin çok üzerinde radyasyon parçacıkları girmiştir. Ekim ayının sonunda gerçekleşen bu olay bir nevi Cadılar Bayramı’na hazırlık gibi olduğundan bu jeomanyetik Güneş fırtınası Cadılar Bayramı Fırtınası olarak kayıtlara geçti. Cadılar Bayramı Fırtınası İsveç’te yerel elektrik ağ kesintilerine yol açmış, uydu tabanlı iletişim cihazlarına ve sistemlerine zarar vermiş ve uçakların kutuplara yakın yüksek enlemlerden kaçınmaları gerektiği uyarısı yapılmıştır. Tüm bunların yanı sıra bu fırtına kutup ışıkları  ile olağanüstü görsel bir şölen sunmuştur.

Kutup kayması sırasında manyetik alan olacak mı?

Manyetik kutupların değişimi esnasında manyetik alan sıfır olmayacak, fakat daha zayıf ve daha karmaşık olacaktır. Örneğin Ekvator bölgesinde manyetik kutuplara sahip olunabileceği gibi “Kuzey” ve “Güney” manyetik kutbun eşzamanlı varlığı da söz konusu olabilir. Ayrıca, geçici ve tamamlanmamış değişimler de olabilir; örneğin manyetik kutuplar coğrafi kutuplardan – hatta Ekvator’dan geçip – uzaklaşabilir ve sonra eski yerine geri gelebilir. En son geçici (tamamlanmamış) değişim, Laschamp olayı, yaklaşık 41.000 yıl önce meydana gelmiştir.

Jeomanyetik değişim nasıl ve neden gerçekleşiyor?

Dünya’nın manyetik alanı, gezegenimizin sıvı çekirdeğinde, erimiş demirin yavaş yavaş hareket etmesine bağlı olarak meydana geliyor. Atmosfer ve okyanuslar gibi, bu sıvı demirin hareketi de fizik yasalarına tabidir. Bu nedenle, atmosfer ve okyanusa bakarak meteoroloji tahminlerini gerçekleştirebildiğimiz gibi, bu sıvı demirin hareketini izleyerek de “çekirdeğin durumunu” da tahmin edebiliyor olmamız gerekir. Atmosferi okyanusları direk gözlemleyebilmemize rağmen birkaç gün sonrası için hava tahminlerini tutturmakta zorlanmaktayız. Düşünün ki 3000 km yerin altında olan, direk gözlem alamadığımız fiziksel bir olayla ilgili tahmin yapmamız gerekiyor! Peki, bir sonraki jeomanyetik değişim ne zaman?

Gerçek olan şu ki bu değişim hızlanıyor ama çok yakın zamanda değil! Dünya’nın manyetik alanı ile ilgili yapılan gözlemler sonucunda bilim insanları yirminci yüzyılın başlarında yılda ortalama 10 mil yer değiştiren manyetik alanın şu anda yaklaşık yılda 40 mil yer değiştirdiğini tespit ettiler. Tüm bu verileri göz önünde bulundurarak yaklaşık 2000 yıl içinde bu değişimin gerçekleşebileceğini ön görüyorlar. Fakat kesin olarak bir tarih verebilmek (en azından şimdilik) oldukça zor gözüküyor.

Jeomanyetik değişimler tespit edilebilir mi?

Şu anda öncesine göre, elimizde daha çok veri var. Uydular sayesinde manyetik alandaki değişimleri tespit edebiliyor, yerin derinliklerindeki sıvı çekirdeğin hareketi ile ilgili bilgi çıkarımlarında bulunabiliyoruz. Bir nevi bu veriler bizim yeraltı gözlüklerimiz oluyor. Yakın zamanda yapılan çekirdekteki jet-akımları keşfi buradaki dinamikleri daha iyi anlayabilmemiz adına bilim dünyası için oldukça heyecanlı bir keşifti.

Çok yakın zamanda çekirdek içinde jet akışının keşfedilmesi, aslında çekirdeğin dinamiklerini anlamamız yolunda ne kadar yol kat ettiğimizin oldukça güçlü bir göstergesi. Sayısal simülasyonlarla laboratuvar ortamında gerçekleştirilen deneyler, birlikte analiz edildiğinde bu alandaki anlayışımız ivme kazanıyor. Belki de yer çekirdeği dolayısıyla manyetik değişim ile ilgili doğru tahminler yapabilmek düşündüğümüzden çok daha yakındır!

Birkaç yüz bin yılda yaşanan manyetik kutup noktalarının yer değişimi, kısaca pusulada kuzeyle güneyin yer değiştirmesi olarak tanımlanabilir. Bilim insanları, manyetik alanın yer değişimi esnasında gücünde de değişim olduğunu ancak günümüzde bu gücün fazlasıyla hızlı bir şekilde zayıfladığına dikkat çekti.

10 kat hızlandı

Manyetik alanın her yüzyılda yüzde 5 oranında zayıfladığı tahmin edilirken, en son ölçümler bu oranın 10 yılda bir gerçekleştiğini yani 10 kat hızlandığını gösterdi. Sonuçlar, bir sonraki manyetik kutup noktaları değişiminin beklendiği 2000 yıl sonra değil, daha erken gerçekleşebileceğine işaret etti.

Floberghagen ve meslektaşları, manyetik kutup noktalarının Dünya için kıyamet getireceği konusunda pek endişeli değil. Geçmişteki değişimlerin Dünya’da kitlesel yok olum veya radyasyon zararı yaşattığına dair kesin bir delil bulunmuyor. Ancak elektrik şebekeleri ve iletişim sistemlerinin manyetik alan değişiminden büyük hasar alabileceği düşünülüyor.

Dünya’nın çekirdeğinde bulunan etrafı erimiş metalle çevrili demir küre sayesinde ortaya çıkan manyetik alan, görünmez bir zırh gibi gezegenimizi kozmik radyasyondan koruyor.

Çeviri: Halil İbrahim İşbilici

Kaynak: theconversationnasa.gov

 

Facebook Yorumlar

Hakkında Elif Akçay

Kontrol edin

Kamu Felsefesi İyi midir?

Felsefe boş bir iştir; liseden ya da üniversiteden sonra pek bir işe yaramaz. Akademide hatta …

2018 Yılı Yapay Zeka Gelişim Raporu açıklandı

Aslında tüm teknolojiler bir şekilde  biz onları belli bir yöne doğru yönlendirene kadar nötrdürler! Yapay …

Vücut Hareketleriyle Dijital Dünya Kontrolü: E-Skin

Teknolojik değişim sürekli olmakla birlikte insanlık tarihi kadar eskidir de. Bilim insanlarının doğayı şekillendirmede ve …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir