Ana Sayfa / Popüler Bilim / İstatistiksel Veri, İlk Defa Tanrı’nın Varlığını İspatlamak İçin Kullanıldı

İstatistiksel Veri, İlk Defa Tanrı’nın Varlığını İspatlamak İçin Kullanıldı

18. yüzyılda papaz ve matematikçisi Richard Price, tarihte çoğunlukla unutulagelmiştir. Onun gibi bir papaz ve matematik kurdu olan yakın arkadaşı Thomas Bayes ise daha çok tanınmıştır, en azından istatistik konusunda. Bayes gerçek bir şöhreti hak ediyor. Çünkü istatistikteki veri biliminde makine öğrenmesi ve yapay zekada önemli bir formül geliştirdi.

Bayes’in formülü, bilim insanlarının bir şeyin tam olarak “yeni veriye dayalı” olup olmayacağını tespit etmelerine imkan verir. Örneğin doktorlar, hastanın meme kanseri  olduğu konusundaki değerlendirmelerini yeniden gözden geçirip geçirmeyeceğini belirlemek için mamografi sonuçlarına bakabilir. Bu formül, değişimin derecesinin testin doğruluğuna bağlı olduğunu gösterir.

Bayes’in teoremi zaman içinde istatistikte büyük bir yöntem haline geldi fakat kendisi, kuramının önem kazandığını görecek uzun kadar yaşamadı. Bayes 1761’de öldüğünde Price, onun notları üzerinde sıkı bir çalışma yapmak ve yayınlamaya değer bir şeylerin olup olmadığına karar vermek istedi. Price, Bayes’in “Şans ilkesinde bir problemin çözümüne yönelik bir deneme”sinde bir formül buldu ve 1763’te yayınladı. Price ayrıca bir tanıtım yazısı ekledi ve yazıyı örneklerle zenginleştirdi: Görünüşe göre Bayes, uygulamalara pek ilgi duymuyordu.

Price’ın formüle yönelik ilgisi sadece matematik sebebiyle değildi. Bilgisayar uzmanı ve filozof Judea Pearl ve istatik tarihçisi Stephen Stigler’ın hesaplamalarına göre Bayes’in kuramını, Tanrı’nın varlığını ispatlamak için bir araç olarak görüyordu.

1748’de, filozof David Hume “Mucizeler Üzerine” adlı makalesini yayınlamıştı. Hume’a göre, bir mucize gördüğünü iddia eden kişi, hergün gördüğümüze aykırı bir şey gördüğü için gerçekte olup bittiğini iddia ettiği şeye dair çok zayıf bir kanıtta sahiptir. Stigler, Hume’dan alıntı yaparak şöyle yazmıştı:

“Sahtesi, kanıtlamaya çalıştığı gerçeklikten daha mucizevi olmadıkça hiçbir şahit, mucizeyi kanıtlamaya yeterli değildir.“

Hume bunu asla direkt olarak söylemedi ama hemen herkes, Hume’un makalesini Hristiyanlığa karşı bir yazı olarak anlamıştı. Yeniden diriliş mucizesine inanan biri olarak Price istisnaydı. Price, Bayes formulünün aksini kanıtladığına inanıyordu. 1767’deki bir denemesinde Price, bir insanın, bir milyon kez bile med-cezir’in gelgitlerini gözlemlese bile istatistiksel nedenlerden ötürü, gelgitlerin asla durmayacağını iddia edemeyeceğini gösterdi. Price, Bayes’in teoremini kullanarak  milyonlarca gkere gözlemlenen med-cezir’in bir günde gerçekleşme ihtimalinin 600 binde 1 ile 3 milyonda 1 arasında bir yerlerde olmama olasılığının yüzde 50 olduğunu hesapladı. Bu yüzden çok sayıda olumsuz gözleme dayanan mucize ihtimalini bertaraf etmenin mümkün olmadığını savundu.Hume, hiçbir zaman iddiasını inkar etmemesine rağmen, Price’ın sert cevabını ciddiye alarak ona şöyle cevap verdi:

“Bu tartışmada  yeni, mantıklı ve yaratıcı, belki de mükemmel bir ışık olarak seni aydınlattım.”

Price, tanrının varlığını kanıtlanmamasına rağmen, Bayes’in teoreminin başka şekillerde yararlı olduğunu kanıtladı. “Neden Kitabı”nda Judia Pearl, bu kuramın yeni ilaçları test etmede, hava durumu tahminlerinde ve cep telefonu alımında kullanıldığına işaret etti. Bu aynı zamanda yapay zekadaki son gelişmelerin de merkezi oldu. Bütün dünya ile paylaştığı için ilk Bayesçi  Richard Price’a minnettarız.

Hatice Çetin

Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir