Ana Sayfa / Bilişim ve Teknoloji / Kötü Facebook deneyimleri, depresyon riskini artırıyor mu?

Kötü Facebook deneyimleri, depresyon riskini artırıyor mu?

Buka’ya göre bu, şu sorunun cevabının elde etmeye bizi olabildiğine yaklaştırdı: “Facebook’ta yaşanılan olumsuz deneyimler, depresyona sebep olur mu?”.. İnsanların bu riskin farkında olmalarında fayda var.

Halk sağlığı uzmanları, bu alanda yapılan ilk araştırmada; zorbalık, ahlaksızlık, yanlış anlama ve istenmeyen temaslar gibi Facebook’ta yaşanan olumsuz tecrübelerin genç yetişkinleri, birçok karışıklığa neden olan olası faktörler de hesaba katıldığında, anlamlı derecede daha yüksek depresyon riskine attığını gösteriyorlar.

Brown Üniversitesi Kamu Sağlığı Yüksek Okulunda, doktora tezinin bir bölümü olarak gerçekleştirdiği epidemiyoloji araştırmasında, başyazar Samantha Rosenthal, “Bence, insanların sosyal medyadaki etkileşimlerini ciddiye almaları, kişisel tecrübenin aksine sanal bir tecrübe olduğu için onu bir şekilde daha az etkili gibi düşünmemeleri önemlidir” diyor.

Journal of Adolescent Healt (Ergen Sağlığı Dergisinde) yayımlanan söz konusu araştırma, en az 2 önemli konuda özgünlüğünü gösteriyor:

İlki; 24 katılımcı tarafından rapor edildiği gibi, kişisel olumsuz deneyimlerin nitelik, yoğunluk, sıklık ve yaygınlığının ölçülmesidir. Diğer çalışmalarda, haber akışlarındaki unsurların genel tonu veya medya kullanırken harcanan zaman miktarı gibi ölçümleri kullanılmıştı.

İkincisi ise araştırmacılar, genç yetişkin katılımcıların, Facebook’tan önce 2002’de nasıl olduklarını, henüz bir ergen iken New England Family Study’de veriler kaydedildiği için biliyorlardı. Brown’da epidemiyoloji profesörü ve çalışmanın ortak yazarı Stephan Buka, bu yüzden araştırma, onların daha sonra Facebook’taki olumsuz deneyimlerinin, muhtemelen onları sadece yansıtmaktan öte, depresif semptom seviyesinin artışına yol açtığını” söylüyor.

Buka’ya göre bu, şu sorunun cevabının elde etmeye bizi olabildiğine yaklaştırdı: “Facebook’ta yaşanılan olumsuz deneyimler, depresyona sebep olur mu?”

“Facebook kullanmadan önce katılımcıların birer çocuk olarak nasıl olduklarını biliyorduk. Ardından Facebook’ta ne olduklarını gördük. Daha sonra ise genç yetişkinler olarak nasıl olduklarını gördük. Bu bize, bu konudaki yumurta-tavuk sorusuna bir yanıt bulmamızı sağladı. Hangisi önce geliyor: Facebook’taki olumsuz deneyimler mi yoksa depresyon ya da kendine güvensizlik mi?”

Olumsuz deneyimler ve depresyon!

Araştırmanın en temel bulgularından biri, 264 katılımcının yüzde 82 ’sinin kullanmaya başladıktan sonra en az bir olumsuz Facebook deneyimi yaşadıklarını, yüzde 55 ’inin 2013 veya 2014 yılında araştırmaya katılmadan önce, yılda 1 kez bunu yaşadıklarını, yüzde 63 ’ü ise genç yaşlarda 4 veya daha fazla olumsuz Facebook deneyimi yaşadığını söyledi. Öte yandan, örneklerin yüzde 24 ’ünde, Epidemiyolojik Çalışmalar Depresyon Ölçeği Genel Merkezinde “orta-ciddi seviyede depresif semptomlar” gösterdiği rapor edildi.

Araştırmacılar, başlı başına olumsuz Facebook deneyimlerine dayandırılabilen depresif semptom riskini belirlemek için, kişisel statik analizlerinde ergenlik, ebeveyn ruh sağlığı, cinsiyet, ırk veya etkin köken, bilinen sosyal destek, günlük Facebook kullanımı, aylık ortalama gelir, eğitim düzeyi ve istihdam gibi etkenlerin depresyonla bağlantısını kontrol ettiler.

Tüm bu düzenlemelerden sonra araştırmacılar, olumsuz Facebook deneyimi yaşayanların toplam depresif semptom tüm riski, yaşamayanlardan yaklaşık 3.2 kat daha fazla olduğunu tespit ettiler. Riskler, çeşitli şekillerde değişiyor. Örneğin olumsuz Facebook deneyimi türüne göre, istenmeyen kişilerle kontak kurmaya yaklaşık 2.5 kat fazla risk eşlik ederken zorbalık veya ahlaksızlık deneyimine 3.5 kat fazla risk eşlik ediyor.

Sıklık derecesi de sorgulandı. 4 veya daha fazla sayıda istenmeyen kişilerle kontak kurma veya yanlış anlaşılmalarla ortalama düzeyde risk eşlik ederken 1 ile 3 kere arası, zorbalık ya da ahlaksızlığa maruz kalanlara çok daha yüksek risk eşlik etmektedir. “Benzer şekilde kişi, olayı daha ciddi olarak algıladıkça depresyon semptomları göstermeye daha meyilli olur” diyor Rosenthal.

Risklerin farkında olma

Rosenthal, “Olumsuz Facebook deneyimleriyle bağlantılı olası depresyonlarda, en güçlü ya da en belirgin riskin hangisi olduğunu belirlemek için daha çok araştırma yapılacak” diyor. Fakat şu an için olumsuz Facebook deneyimlerinin depresyon belirtilerinin artmasına yol açabildiğini anlamak için gençler ve genç yetişkinler, sağduyulu olabilir. Ve eğer Facebook deneyimleriyle ilgili olumsuz duyguları varsa Facebook’a ara vermek faydalı olabilir. Diğer bir strateji ise olumsuz Facebook deneyimlerinin kaynağı olan insanları arkadaşlıktan çıkarmak olabilir.

“İnsanların çevrimiçinde, yüz yüze olduğundan daha çok zorbalık yapma ya da istenmeyen kişilerle kontak halinde kalma gücüne sahip olduklarını hissetme eğiliminde olduklarını gösteren araştırmalar var” diyor. Bazı durumlarda bu çok büyük bir risktir. İnsanların bu riskin farkında olmalarında fayda var.

Çeviren Duygu Aydemir

Kaynak: Science Daily/ Negative experiences on Facebook linked to increased depression risk in young adults/Sep 8, 2016.

Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir