Ana Sayfa / Popüler Bilim / Kuantumu Anlamak: Modern Fizikten Daha da Fazlası

Kuantumu Anlamak: Modern Fizikten Daha da Fazlası

Bu yazının amacı kuantum fiziği hakkında bütüncül ve doyurucu bir bilgi vermekle sınırlı değil. Daha ziyade okuyucuyu meraklandırmak ve kafasında soru işaretleri oluşturmak ister. Maddenin akıl almaz davranışı, paralel evrenler teorisi, bilinç, var olma ve şuurlu gözlem gibi konularda siz okurlarımıza bilimin sınırlarında keyifli bir yolculuk yaptırmak istiyoruz.

Tolga Aydoğan

1. Kuantum fiziğini kimse anlamıyor. (Richard P. Feynman)

Bir teoriyi icat edenler dahi anlamıyorsa başkalarının anlaması nasıl beklenir? Feynman’ın formülasyonuna göre bir parçacık mesela bir elektron bir noktadan diğer bir noktaya giderken olası bütün yolların gerçekleşme ihtimali hesaba katılır.

2. Maddenin davranışı “akıl almaz” yani klasik mantığa uymuyor.

Klasik fizikte bir maddenin uzay-zamanda yani evrende sadece bir yörüngesi vardır. Kuantum fiziğinde ise sonsuz yörünge mümkündür ve karşımıza çıkmaktadır. Bunun en basit bir örneği çift yarık deneyinde karşımıza çıkar.

3. Bir elektron iki yarıktan birden geçiyor.

Tek bir tanecik olan elektron nasıl iki yarıktan birden geçer ve girişim deseni oluşturur? Şunu da belirtelim ki, elektronun hangi delikten geçtiğini tesbit etmek için bir düzenek kurulduğunda elektron bu sefer tek yani belirli bir delikten geçmekte, girişim deseni de bozulmaktadır. Nasıl bir deney tertip edersek elektron da ona göre davranmaktadır. Kainata sorduğumuz sorunun şekline göre bir cevap almaktayız. 

4. Schrodinger denklemi olasılıkları veriyor.

Bir fiziksel olayın gerçekleşme olasılığını veren denkleme veya formüle Schrodinger denklemi denir. 

5. Kuantum fiziği şaşırtıcı şok edici bir teori.

Klasik fizikteki nosyonlar (kavramlar) iyiden iyiye altüst edildiği için kuantum fiziği anlaşılması güç kabul edilmesi zor bir teori, bir düşünce sistemi olarak durmaktadır. 

6. Transistör, bilgisayar, internet, laser, hep fizikçilerin keşfidir.

Kuantum fiziği maddenin doğasını anlamamızı sağlar. Bunun neticesinde de maddenin özelliklerini kullanarak yeni teknolojik uygulamalar doğabilir. 

7. Evrendeki birlik

Ayrı gibi görünen nesnelerin arasında çeşitli bağlar vardır. Çoklukta birlik tecelli etmiştir. Farklı farklı nesneler ve hadiseler aynı kurala göre işlemekte, çok çeşitli varlıkların hareketlerinin arkasında aynı el müşahede edilmektedir.

8. Birleşik alan teorileri

Fizikçilerin en büyük hedeflerinden biri evrenin farklı yönlerini veya özelliklerini tarif eden teorileri birleştirebilmektir. Çünkü evren tek bir yapı olduğuna göre evrenin farklı yönlerinin tarif eden teoriler arasında bir çelişki olmamalıdır. Buna evrendeki zerafet ya da simetri diyebiliriz. 

9. EPR paradoksu

Einstein, Podolsky ve Rosen kuantum fiziğinin non-lokal (yerel olmayan) bir teori olduğunu ispat ederek teorinin tutarlı olmadığını göstermek istediler. Yerel olmamak demek kainatın bir bölgesindeki bir parçacığın başka bir bölgesindeki başka bir parçacığı ışık hızından daha hızlı bir şekilde etkileyebilmesidir. Uzaktan etki olarak da anlatılan bu fenomen izafiyet teorisiyle çelişmekteydi.

10. Telepatik bağ

Birbirilerinden çok uzak iki parçacık arasında sanki yan yanalarmış gibi bir bağ tespit edilebilmektedir. Bu kuantum fiziğininin bir özelliğidir ve klasik fizikte mümkün değildir. 

11.  Lokalitenin bozulması/kırılması

Kuantum fiziğinden önce hiçbir teori lokaliteyi bozmamıştı. Yani ışık hızından da hızlı etkileşimler içermiyordu. Kuantum fiziğine göre muazzam mesafelerdeki nesneler anlık olarak birbirinden haberdar olabilir, birbirini etkileyebilir. 

12. Paralel evrenler teorisi

Fizik kanunları birbirinden azıcık farklı sonsuz evrenin bulunduğu düşüncesi veya varsayımı son zamanlarda kuvvet kazanmaya başlamıştır. Bu teori kuantum fiziğindeki paradoksları çözdüğü için kabul görmeye başlamıştır. Mesela çift yarık deneyinde bir elektronun iki yarıktan birden geçmesi, evrenlerin yarısında bir delikten diğer yarısında diğer ikinci delikten geçerek tek evrende imkansız görünen bir olay mümkün hale gelmektedir

13. Einstein, “Tanrı zar atmaz!” dedi ve kuantum fiziğini kabul etmedi.

Einstein, deterministik bir evrene inanıyordu. Fiziksel sistemlerin değişiminin olasılık hesaplarına göre cereyan edeceğini kabul etmedi.

14. Belirsizlik ilkesi, Heisenberg, olasılıklar, herşey mümkün…

Belirsizlik ilkesine göre bir elektronun hızıyla konumunu aynı anda ölçemiyorduk. Maddenin özelliklerinin doğasında bir belirsizlik vardı. 

15. Kuantum fiziği ve bilinç

Kuantum fiziğinde bilincin önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir. Çünkü fiziksel büyüklükler gözlem olayıyla gerçeklik kazanmakta bunu yapan da bilinçli gözlemci olmaktadır.

16. Gözlem olayı şuur ölçüm problemi

Ölçüm problemi, kuantum fiziğinin en çetin ve en felsefi problemidir. Çünkü fiziğin içine şuuru yani bilinci sokmak demek, fiziğin tümden değişmesi demektir. Fakat şuuru da evrenin işleyişine yerleştirmek daha net basit ve tutarlı bir resmin oluşmasına meydan vermektedir. 

17.  İdealist düşüncede evren ve maddenin mahiyeti

İdealist düşünceye göre kendi ayakları üzerinde duran kendi başına varolan “madde” diye bir şey yoktur. Evren şuurlu varlıklar ve onlara verilen algılardan ibarettir. Bu şuurlu varlıkları yaratan ve o algıları veren Tanrı’dır. Bir misal vermek gerekirse, mesela beynimize çok fazla miktarda duyu verisi göz, kulak vs. gibi organlardan her an gelmektedir. Bu verilerin kaynağı idealizme göre dış dünya değil Tanrı’dır. Kendi terminolojimizle söylersek, Allah bize dünyada her an farklı şeyler göstermekte, farklı şeyler yaşatmaktadır. 

18. Zamanda yolculuk 

Zamanda geriye doğru yolculuk birtakım çelişkiler doğurduğundan mümkün görülmüyordu. Fakat paralel evrenler teorisine göre zaman içinde geriye giden bir zaman yolcusu iki farklı paralel evrene geçiş yapabilmektedir. Bu da paradoksları önlemektedir. Öteki türlü geçmişe gidip “büyükbaba”sını büyükbabası henüz çocukken öldüren bir zaman yolcusu ne olacaktır? Gerçekten öldürmeye muvaffak olsa hiç doğmamış olması gerekirdi. Bu da bir paradokstur çünkü o zaman büyükbabayı kim öldürecektir?

19. Gözlemi yapan, şuurlu egolardır. 

Ego, şuuru olan, yani çevresinin farkında olan bir öznedir. Özne, gördüğü ya da işittiği zaman, şuurlu bir gözlem yapmış olur; tabi özel olarak şuursuz bir halde mesela uyurgezerlik vb. halde bulunmuyorsa… Bu şuurlu gözlem kuantum fiziğine göre dalga fonksiyonunun çökmesine ve potansiyel varlığın somut gerçek varlık haline gelmesine yol açar. 

20. Hiçbir şey şuurlu olarak gözlenmedikçe var olmaz. 

Bir şeyin varlığından bahsedebilmemiz için onunla temas kurmamız, onun özelliklerini bilmemiz gerekir. Burada bir örnek vermek gerekirse hiç kimsenin okumadığı bir kitap ve o kitabın içindeki bilgi yok hükmündedir. Hiçbir katılımcının olmadığı bir seminerin hiçbir anlamı yoktur. Modern fizik de bu temel inanışı doğrulamakta, ölçüm yapılmadan fiziksel büyüklüklerin gerçeklik kazanmayacağını söylemektedir. 

21. Ruh ve madde

Ruh ve madde varlığın iki boyutudur. Ruh ona verilen cihazlar vasıtasıyla gözlem yaparak maddeyi yokluk halinden varlık haline yani potansiyel varlıktan somut gerçek varlığa ya da ilmi vücuttan hakiki vücuda çıkarmaktadır. Tabi ki bu yaratma fiilini Cenab-ı Hak yapmaktadır fakat her şeyde olduğu gibi burada da ince bir perde vardır. Hatta perde yok gibidir.

22. Sicim teorisi, karadelikler, diğer alemlere geçiş/yolculuk

Sicim teorisi fizikçilerin geliştirdiği en son teorilerden biridir. Parçacıkların nokta şeklinde değil sicim şeklinde olduğunu varsaymıştır. Büyük yıldızlar yakıtı bitip çöktüğü zaman karadelik olurlar. Bu karadeliklerden ışık dahi kurtulamamaktadır. Karadeliklerin diğer evrenlere açılan kapılar olduğu şeklinde spekülasyonlar mevcuttur. Sicim teorisine göre evren 11 boyutludur. 

23. CERN’de yüzyılın deneyi

CERN araştırma merkezinde geçenlerde yapılan deney, fizikçilerin teorilerini test etmek için yaptıkları önemli bir deneydi. Asıl amaçlardan biri maddenin özelliklerinden biri olan kütlenin nasıl oluştuğu idi. 

24. Kütlenin orijini

Kütle kavramı genel çekim olgusunda ve eylemsizlik fenomeninde karşımıza çıkar. Cisimlerin niçin kütleye sahip olduklarını hala bilmiyoruz. 

25. Tanrıya ihtiyaç duymadan evreni açıklamak… (Stephan Hawking)

Son dönem fizikçilerinden S. Hawking, fiziğin ileri gitmesiyle belki de yalnızca bazı denklemleri kullanarak “Tanrı” kavramına ihtiyaç duymadan evreni açıklayabileceğini iddia etmiştir. Halbuki burada “Allah” bilgisinin eksikliği apaçık görünmektedir. Allah, bazı felsefecilerin düşündüğü gibi evreni başlatıp kendi haline bırakan bir ilah değil, her an her yerde hazır ve nazır, denklemlere geçerlilik ve hayat veren, bir ve tek olan Allah’tır…

26. Kur’an-ı Kerim’in derin sırları

Kur’an’da apaçık anlamlar dışında mecazi, kinayeli, sembolik anlatımlar da mevcuttur. Kur’an ezeli ve sonsuz ilim sahibi Zat’tan geldiği için bazı alimlere göre içinde her şeyi içerir. Fakat görebilmek için sırlarına vakıf olmak gerekir. 

27. Her şeyin ilmi mevcut

“Yaş ve kuru ne varsa bu kitaptadır.” ayetinden yola çıkarak Kuran-ı Kerim’in sonsuz bilgi içerdiği, her şeyi anlattığı anlaşılabilir. Tabi bunu kabul etmek de bir iman meselesidir. Sonsuz ilim sahibi Zat’tan geliyor. Allah’ın ilmi sonsuzdur. Geçmişten geleceğe yapılacak her şeyi bilir. 

28. Işık metaforu, aydınlanma, akıl bir nur

“Nur” kavramının pek çok anlamı vardır. Bunlardan bir tanesi de akıl nurudur. Çünkü cehalet, bilgisizlik karanlığından insanı aydınlığa çıkaran akıl nurudur. 

29. Tasavvuf ve kuantum fiziği ilişkisi

Her iki anlayışta da gerçekliğin temeli madde değil şuurdur. Ruh ve mana, madde üzerine baskındır. Mesela kuantum fiziğinde gözlem ve gözlemci sonucu etkiler. Ortada bağımsız bir gerçeklik, kendinde nesne yani madde yoktur. Madde bir yaklaşımdır. 

30. Özgürlükçü post-modern anlayış: Yeni kültür, kesin doğru yok, belirsizlik esas

Benlik karşı tarafla ilişkiden ibarettir. Gerçeklik sosyal olarak oluşturulur. Doğru bilgi konusunda tek bir otorite yoktur, çeşitli görüşler vardır. 

31. Madde nedir?

Madde aslında bir program yani kurallar bütünüdür. 

32. Hayal ve rüya  

Hayal ya da rüyada duyu verileri beynin dışından gelmez. Bunları bilincin farklı boyutları olarak düşünmek mümkündür. 

33. Kurallar bütünü, kanunlar, fizik

Evrendeki her parça her sistem fizik kurallarına göre işlemektedir. Fizik ise belli sayıda temel kuraldan oluşmuştur. 

34. İşletim sistemi, evrenin doğası/yapısı

Evren belli kurallara göre işlemektedir. Bilim adamları bu kuralları bulur; mühendisler bunlardan faydalanarak teknoloji üretir. 

35. Işık hızına ulaşmak, ışınlama

Işınlama insanoğlunun ideallerinden biridir. Işık hızıyla bir yerden bir yere gitmektir.

Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir