Pazartesi , Nisan 12 2021
blank

M@rx Geri Döndü: Medya, Meta ve Sermaye Birikimi

Bu kitapta iletişimin eleştirel ekonomi politiğine dair Marx’la birlikte bir yolculuğa çıkartılıyoruz. Ancak bu yolculukta kaptan Marx olmakla birlikte, muavin sürekli değişmektedir.

  • Kitabın yazarlarından olan Vincent Mosco, Queen’s Üniversitesi sosyoloji bölümünde fahri profesörüdür. İletişim emeği, iletişimin ekonomi politiği, iletişim işçileri gibi konular çalışma alanlarıdır.
  • Kitabı derleyen bir diğer isim olan Christian Fuchs, Uppsala Üniversitesi Enformatik ve Medya bölümünde profesördür. Eleştirel medya ve iletişim çalışmaları, sosyal medya, internet ve toplum gibi konular çalışma alanlarıdır.
  • Eleştirel ekonomi politiğe dair güzel bir derleme çalışması olan kitabın Türkçe yayın derleyeni olan Funda Başaran, 1990 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği bölümünü bitirmiştir. 1995 yılında Lisans öğrencisi olarak başladığı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde yüksek lisans eğitimi ile devam etmiştir. 2017 yılına kadar Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde sırasıyla araştırma görevlisi, yardımcı doçent, doçent ve profesör unvanlarıyla çalışmıştır. Çalışma alanları, alternatif medya, enformasyon ve iletişimin eleştirel ekonomi politiği, enformasyon ve toplum politikaları, bilim ve teknoloji gibi konulardır.

Söz konusu, kitap, Marx’a ve onun ekonomi politiğe getirdiği eleştiri doğrultusunda iletişim çalışmalarına odaklanmaktadır. Kitle iletişiminin evrim geçirdiği bu dijital çağa Marx’ın teorisini uyarlayan değerli ve öncü sayılabilecek çalışmalar, aslında eleştirel ekonomi politiğe güncel bir ışık tutmaktadır.

  1. Giriş: Marx, Medya, Meta ve Sermaye Birikimi- Funda Başaran

Bu bölümde iletişimin eleştirel ekonomi politiğine dair kısa bir giriş yapılmaktadır. “İletişimin ekonomi politiği birbirinden farklı bir takım yaklaşımları kapsamaktadır” (Başaran, 2019: 11). İletişimin ekonomi politiği çalışmaları, içinde geliştikleri dönemin koşulları veya coğrafyanın özgünlükleri temelinde farklılaşabilmektedir. Ancak tüm bu çalışmalar praksis konusunda ortaklaşırlar (Mosco, 2009). Marksist teori bağlamında praksis toplumsal organizasyonun tümünü değiştirmeye yönelik etkinlikler toplamıdır, kuram ile pratiğin bir arada kavranmasıdır.

Bu kitapta 1960’lardan itibaren Kuzey Amerika ve Avrupa temelli çalışmalar olarak ayrılabilen iletişimin eleştirel ekonomi politiği çalışmalarına odaklanılmaktadır. Bilindiği gibi iletişimin ekonomi politiğinin Kuzey Amerika’da gelişen yönü Marksizm’i ve gelişme yazınını eleştirir. Özellikle Smythe ve Schiller bu çalışmaların öncülerindendir ve temel motivasyonları dönemin koşullarındaki adaletsizlik duygusudur. Aynı dönemde Avrupa’da ortaya çıkan çalışmalara bakıldığında ise daha kuramsal oldukları görülmektedir. Bu kuramdan yola çıkarak toplumsal iletişim kurumlarını çözümlemeye yöneldiklerini iddia etmek mümkündür. Çalışmalar alt yapı-üst yapı modeli, teknolojik belirlenimcilik, kültürel materyalizm gibi kavramlar ekseninde gelişmiştir. Çalışmalarda baskın olan duygu “kaygı”dır. “Bu kaygı, Avrupa’da iletişimin ekonomi politiğinin Frankfurt Okulu ile kuramsal bağları düşünüldüğünde anlam kazanmaktadır” (Başaran, 2019: 13).

Bu iki farklı yaklaşım içinde odak nokta, kitle medyasıdır.  Bu çalışmalar, Neoliberal dönüşümlerden etkilenmiş ve yeni yönelimlere yer vermiştir. Mosco’ya (1997: 19) göre şu üç eksende iletişimin eleştirel ekonomi politiği bir yenilenmeye girişmiştir: Bunlar metalaşma, uzamsallaşma ve yapılaşmadır (Mosco, 1998: 26-30):

Uzamsallaşma, toplumsal yaşamdaki zaman ve uzam engellerinin aşılmadır. Bu doğrultuda iletişimin eleştirel ekonomi politiğinin alanına küreselleşme, uluslararası iş bölümü ve emeğin uluslararasılaştırılması dahil olmaktadır.

Yapılaşma ise praksis felsefesini imlemekte ve sınıf kavramına gönderme yapmaktadır. Sistem eşitsizlikleri, toplumsal eşitsizlik, iletişim araçlarının bu eşitsizliklerin yeniden üretilmesindeki rolü üzerine eğilme anlayışını ihtiva etmektedir.

Metalaşma, iki süreci imlemektedir. İlki, iletişim pratiklerinin ve teknolojilerinin metalaşma sürecine katkıda bulunmasına gönderme yapmaktadır. İkincisinde ise, metalaşma belli iletişim kurumlarını ve pratiklerini değerlendirmemizi kolaylaştırır. Sınıfsal iktidar, medya elitleri, mülkiyet kalıplarının yanında egemen sınıfın çıkarları, sermaye birikimi ve toplumsal denetim gibi konuları iletişimin ekonomi politiği çalışmalarına eklemlemektedir (Başaran, 2019: 14).

1990’lı yıllarda Marksist kavramlarda bir kopuş olmuştur. Ancak iletişim ağları bir yandan kapitalist ekonomiyi genişleten yeni iktidar yapılarının üretilmesini sağlarken diğer yandan üretimin toplumsal ilişkilerini kuran ve insanların toplumsal yaşamda ihtiyaç duydukları enformasyonu da taşımaktadır. Başka bir deyişle, kapitalist ekonominin gelişerek sürmesi hem de kapitalizmin yıkılmasının enformasyonunu taşımaktadırlar.

“1970’lerdeki krizin ardından kendini yapılandıran kapitalizmin ve 1991’de SSCB’nin büyük çöküşünün etkisiyle iletişimin ekonomi politiği alanındaki çalışmalara yoğun bir karamsarlık hakim olmuştur” (Başaran, 2019: 16).

Ancak teknolojik değişimler iletişim alanında bir takım “niteliksel ve niceliksel değişimler” başlatmıştır.

“Niteliksel değişimler, kitle iletişimi, yüz yüze iletişim gibi farklı iletişim biçimlerinin aynı alt yapı üzerinde birleşmesini sağlayan yeni iletişim teknolojilerinde somutlaşırken, niceliksel değişimler, iletişim araçlarının ve alt yapısının, mesajlarının üretilmesi, işlenmesi, saklanması ve dağıtılması aşamalarında maliyette ucuzlama ve kapasite de artışa ulaşmalarıyla sonuçlanmıştır” (Başaran, 2019: 16).

Günümüzde internet, iletişim sürecinde bir demokratikleşme sürecinin parçası olabilirken bazı büyük şirketlerin de yatırım alanına dönüşmektedir. Böylece piyasa kuralları ile çizilen sınırları, kullanıcıları metalaştırmaktadır.

İnternet, enformasyonun dolayımlanmamış, sansürlenmemiş ve anlık akışında önemli bir yer tutmaktadır. İşte bu yüzden iletişimin eleştirel ekonomi politiği, iletişim ortamlarını, bunların topluma yansımasını ve sonuçlarını işlemek zorundadır.

2008’de yaşanan krizin ardından 90’lı yılların tersine Marksist kuram çerçevesinde yeni bir eleştirel ekonomi politik gelenek doğmuştur. Bu, üç hat üzerinde ilerlemektedir: emek, metalaşma ve birikim. Bu üç hat pek çok noktada birleşerek son derece verimli bir tartışma ortaya çıkarmaktadır. Gelinen aşamada iletişimin eleştirel ekonomi politiği çalışmalarının motive edici duygusu umuttur.

“Mosco ve Fuch’a göre iletişim, her zaman sınıflı toplumlardaki eşitsizlik yapıları içerisine gömülmüştür ve bu nedenle Marksist medya ve iletişim çalışmalarının varlığı önem arz etmektedir” (Başaran, 2019: 19). Yine de neoliberalizmin yükselişi ve postmodernizmin varlığı Marksizme eğilimin düşmesine sebep olmuştur.  “Bunun yanında kapitalizmin yeni küresel krizi yeni Marksist zamanların başlangıcına işaret etmektedir” (Başaran, 2019: 19).

Bu kitapta yer alan tüm makaleler yukarıda söz edilen üç hat üzerinde ilerlemektedir. Hepsi de geçmiş ile bugünün arasındaki sınırı ortadan kaldırmayı amaçlayan araştırmacılar tarafından yazılmıştır. Dolayısıyla artık alanyazınsal çalışmaların hızlı bir şekilde Marksist kurama yüzlerini döndüğünü söylemek doğru olacaktır.

 

Marx Geri Döndü: Günümüzde Eleştirel İletişim Çalışmalarında Marksist Kuram ve Araştırmanın Önemi- Christian Fuchs ve Vincent Mosco

Kitaba adını veren bu çalışma adından da anlaşılacağı üzere günümüzdeki iletişim çalışmalarında Marksist kuramın gerekliliğini öne sürmekte ve bir takım önyargılara karşı açıklayıcı cevaplar vermektedir.

“Yakın dönemde Marksizm tüm sosyal bilimlerin kör noktasına dönüştü ve Marksist akademi marjinalleştirildi hatta genç akademisyenler için kariyer tehdidi haline geldi” (Fuch ve Mosco, 2019: 23). Neoliberalizmin yükselişi ve postmodernizm Marksist kuramda bir gerileme yaratmıştır. Ancak bugün, Marx’ın çalışmalarına ilgi artmış haldedir.

“Ancak Zizek (2010) son zamanlardaki dünya ekonomik krizinin, ekonomi politiğin Marksist eleştirisine yeniden ilgi duyulması ile sonuçlandığını ileri sürmektedir” (Fuch ve Mosco, 2019: 23).

Marksist bir iletişim kuramı, “iletişimin ve kültürün maddi pratikler olduğunu, emek ve dilin karşılıklı kurulduğunu ve iletişim ve enformasyonun aynı toplumsal etkinliğin diyalektik aşamaları olduğunu” (Mosco, 2009: 94) açıklamaktadır. İletişimin eleştirel ekonomi politiği, iletişimi kapitalizmle ilişki içinde, üretim güçlerinin ve üretim ilişkilerinin gelişmesi, artı değer üretimi, toplumsal sınıf bölünmeleri, mücadeleler, çelişkiler ve karşıt hareketler ekseninde ele almaktadır.

Kapitalist ekonomide medyanın dört rolü vardır: medyanın meta biçimi, medyanın ideolojik biçimi, medya alımlaması ve alternatif medyadır. Medya teknolojileri medya içerik alanında üretimin rasyonalizasyonunu artırır. Rasyonalizasyon, sermayenin yatırım maliyetlerini azaltmak ve göreli artı değer üretimini artırmak yoluyla kârı maksimize etmeyi hedefleyen süreçlerdir.

“Alternatif medya kapitalist medya endüstrisine bir karşı çıkış alanıdır” (Fuch ve Mosco, 2019: 32). Bu durumda alternatif medya, kapitalizme karşı eleştirel içerik üretmeyi amaçlayan bir temsil alanı olarak görülür.

Medyanın meta biçiminde ve Smythe’nin “izleyici metası” bağlamında alıcıların artan bir biçimde içerik ve teknoloji üreten etkin izleyici haline gelmesi söz konusudur. Bu durum aslında medyanın bir demokratikleşme süreci olmasından öte izleyici ve kullanıcıların yeni bir biçimde sömürülmesi anlamına gelmektedir. Yanlış bilinç yaratan medya içeriği, ideolojik bir içerik olarak değerlendirilmektedir. Medya içeriği ise alımlamaya bağlıdır.

“Medya ve medya teknolojilerinin kullanım değeri, öncelikle onların enformasyon sağlama, iletişimi olanaklı kılma ve kültür yaratımını geliştirme kapasitelerinden kaynaklanmaktadır. Kapitalist toplumda kullanım değeri meta haline gelen ürünlerin mübadele değeri tarafından baskılanmaktadır” (Fuch ve Mosco, 2019: 33).

enformasyon ve iletişimin mübadele değeri medyanın parasal fiyatı iken, enformasyon ve iletişimin kullanım değerini somut ürünler olarak medya ve teknolojiler temsil etmektedirler. “Kapitalistler kendilerine parasal sermaye birikimi için yardımcı olan mübadele değeri boyutu ile ilgilenirken, tüketiciler ise medyanın kullanım değeri boyutu ile ilgilenirler” (Fuch ve Mosco, 2019: 33).

Kısaca, medya ve teknoloji iletişim sürecinde meta biçimini almakta ve bir ideolojiyi temsil etmektedir. Bu noktada alternatif medya da, medyanın meta karakteri ile ilgilenmektedir. “Mübadele değerini reddederek, baskılayarak kullanım değerini ön plana çıkarmayı amaçlar. Alternatif alımlama süreçleri medyanın ideolojisinin önüne geçer ve alımlayıcılar içinde bulundukları dünyanın metalaşmış karakterini sorgulamak üzere güçlendirilirler.

Bazı önyargılara cevaplar:

  • Marksizm demodedir: güncel olduğunu açıkladık.
  • Marksist teori pratikte olumsuz sonuçlanır: Kapitalizm ne kuramsal ne pratikse olumlu sonuçlar doğurur.
  • Marx, tarihin belirlenimci yasalarına uydu: Marx, toplumun ve medyanın tarihini bir yapı fail diyalektiği ile biçimlendirilmiş olarak görme olanağı tanıdı.
  • Marksist anlayış insanın kötü yanını görmedi: Kapitalizm bireyci ve egoisttir.
  • Marx, her şeyi ekonomiye indirgedi: Kapitalizmin etkisi altında her şeyin koşullandığını ve sınıfın bu görüngüyü açıklamada yeterli olduğunu ispatladı.
  • Marx anti hümanistti: Marx derin bir hümanistti.
  • Sınıfın çağdışılığı: sınıfın önemi
  • Marksist demokrasi karşıtlığı: sosyalizm= demokrasi
  • Marksist diktatörlük: kapitalist diktatörlük
  • Sınıf dışı yönelimli yeni toplumsal hareketler: eşitsizlikler ve sınıfa dair derin endişelerin kaçınılmaz olarak birbirine bağladığı hareketler olan sınıf yönelimli hareketler

Bu kitaptaki makaleler medya ve meta, medya ve ideoloji, medya, alımlama ve kullanımı, alternatif medya olarak sınıflandırılabilir. Fuchs ve Mosco’ya (2019) göre ekonomi politiğin başlıkları, sınıf mücadelesi sorunları, güvencesiz yaşam koşulları ve eşitsizlikler gibi acil sorunlara ilgi göstermeyen kültürel çalışmaların başlıklarına odaklanmaktan daha önemlidir.  İdeolojik olarak verili medyayı yorumlamak ve onu değiştirmek için Marksist eleştirel kuramın acilliği ortadadır.

KAYNAKÇA

Mosco, V­. ve Fuchs, C. (2019). Marx Ger­i Döndü, Medya Meta ve Sermaye Bi­r­iki­m­i. (Türkçe der.) Başaran, F. İstanbul: Notabene.

Başaran, F. (2019). “Giriş: Marx, medya, meta ve sermaye birikimi”. Marx Geri Döndü: Medya Meta ve Sermaye Birikimi içinde. (der.) Mosco, V. ve Fuchs, C., (Türkçe der.) Başaran, F., 11-20, İstanbul: Notabene.

Mosco, V. (2009). Political economy of communication. London: Sage.

Mosco, V. (1998). “Political economy, communication, and labor”. Labor in the Making of the Information Society içinde. (der.) Susman G. ve Lent, J. A., 13-38, USA: Hampton Press.

Mosco, V. (1997). “Political economy, communication and policy”. Democratizing Communication? Comparative Perspectives on Information amd Power içinde. (der.) Bailie, M., Winseck, D., 10-23. USA: Hampton Press

Fuchs, C. ve Mosco, V. (2019). “Marx geri döndü: Günümüzde eleştirel iletişim çalışmalarında Marksist kuram ve araştırmanın önemi”. Marx Geri Döndü, Medya Meta ve Sermaye Birikimi içinde. (Türkçe der.) Başaran, F., 21-44, İstanbul: Notabene.

 

Yazar: Duygu Aydemir

Hakkında Duygu AYDEMİR

Duygu AYDEMİR
Aydemir kendisini, kadın hakları savunucusu olarak atfeder. Sosyolog, eğitimci ve dilbilimcidir. İletişim bilimlerinde doktora öğrencisi olup cinsiyet, feminizm, siber uzam, medya ve yeni medya gibi geniş çalışma alanları bulunmaktadır.

Bunlarda İlginizi Çekebilir

blank

Okumak İsteyeceğiniz En İyi 10 Kitap

“Bazı kitaplar tadılmak, bazıları yutulmak ve çok azı da hazmedilmek içindir” (Francis Bacon). “Ben kitaplarımı …

blank

Duygusal Robotlar Artık Ütopik Değil

Bir araba size yağın düşük olduğunu veya motorun aşırı ısındığını söylediğinde bu doğrudan kendini koruma …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir