Ana Sayfa / Bilişim ve Teknoloji / Romantik komedi filmleri, kadın – erkek ilişkilerine dair önyargıları değiştiriyor mu?

Romantik komedi filmleri, kadın – erkek ilişkilerine dair önyargıları değiştiriyor mu?

Kadınlar, aşk konusunda idealist ve romantik komedi filmlerinden daha çok etkilenir” diyen popüler inanç doğru olmayabilir. Gerçekten önemli olan şey ne izlediğiniz değil, neden izlediğiniz.”

Amerika Birleşik Devletleri Ulusal İletişim Derneğinin dergisi olan İletişim Monografileri’nde çevrimiçi yayınalan yeni bir araştırma, romantik komedi filmlerinin, genç yetişkinler arasındaki ilişkiler hakkında gerçekçi olmayan beklentiler geliştirme açısından önemli bir kaynak olmadığını söylüyor.

Midwest’te okuyan 335 lisans öğrencisine uygulanan bir anket, romantik komedi filmlerini sık izleyenlerin söylemlerinde,  “Aşk her şeyi fetheder “,”Biricik aşk” (ruh eşi)” ve “İlk görüşte aşk” gibi ideal aşk inançlarına pek de sahip olmadıklarını, bu konuda toplumun geneliyle benzer inanışlara sahip oldukları sonucunu gösteriyor.

Araştırma direktörü Asistan Profesör Veronica Hefner’in yorumu şöyle:

Bu bulgular, romantik komedi filmlerinin gençlerde gerçekçi olmayan aşk ilişkileri beklentisini artırdığına dair popüler iddiaları gözden düşürüyor”.

Illinois Üniversitesi’nde, Hefner ve Barbara J. Wilson’ın yaptığı araştırmada çevrimiçi anket tekniği kullanıldı.

Araştırmada, öğrencilerin romantik komedi filmlerini kadın-erkek ilişkileri hakkında bir şeyler öğrenme motivasyonuyla izlediklerini tespit edildi. İzleyicilerin genelde onayladığı bu filmler, özellikle de “ideal sevgili olma” açısından izleniyor. Bir kişinin sevgilisini idealleştirmesi, Hefner’in dediğine göre, eşin kusursuz görüldüğü ya da her şeyiyle kabul edildiği, sevildiği, anlaşıldığı ve inanıldığı anlamına gelir.

Hefner, romantik komedi izleyicilerinin ilişkilere olan inançlarını daha da güçlendirdiğini bildiriyor ve ekliyor:

Romantik komedi filmlerini aşk ve kadın-erkek ilişkilerini öğrenmek için izlediğini söyleyen üniversite öğrencileri, idealist romantik inançlarını daha çok destekleme eğilimindeler. Gerçekten önemli olan şey ne izlediğiniz değil, neden izlediğiniz.”

Yine, bu öğrencilerin partnerlerini, ilk görüşte aşk gibi romantik inançlara göre idealleştirme ihtimalleri daha yüksek çıktı. Ancak Hefner, bu idealleştirmenin olumlu bir sosyal etki yaratabileceğine dikkat çekiyor. Bazı araştırmalar, sevgilinin muhteşem ve mükemmel görüntüsünün romantik bir ilişki için faydalı olduğunu ve ilişkide daha yüksek memnuniyet seviyesi yarattığını gösteriyor.

Kadınlar Daha Romantik mi?

Ankete katılanların yaklaşık yarısının şu anda en az bir ilişkisi olmuştu. Öğrencilerin yaşları 18 ile 26 arasında idi. Anketi yanıtlayan 335 kişiden yüzde 71’i kadın, yüzde 29’u erkekti.

Kadın ve erkekler arasında, romantik inançlar konusunda hiçbir fark bulanamadı. Hefner, bulguların cinsiyet farklılığının bulunmaması konusunun yeni bir tartışma yaratabileceğini belirtiyor. “Kadınlar, aşk konusunda idealist ve romantik komedi filmlerinden daha çok etkilenir” diyen popüler inanç doğru olmayabilir.

Aslında, araştırmacılar popüler romantik komedilerdeki erkek karakterlerin romantik idealleri, kadınların yaptığı şeylere oranla daha sık ifade ettiğini bulmuşlardı.

En Popüler 52 Film

Aynı makalenin diğer bir bölümü olan bir çalışma, 1998 ve 2008 yılları arasında yayınlanan Rom-Com (Romantik Komedi) Filmlerinin içerik analizidir. Bu analizde, 2008 yılında izleyici karşısına çıkan “27 Elbise ” ve “Benim Çılgın Düğünüm” gibi en çok gişe hasılatı elde eden 52 adet Rom-Com  filmi incelendi.

Filmlerin yüzde 98’inin romantik bir ideal sunduğu, yüzde 75’inin ise “romantik paket mesajı” sunduğu tespit edildi.

Bu filmlerde bahsi geçen ideal aşk inançlarından en yaygın olanı, “Ruh eşleri” ile ilgiliydi. En popüler paket servise sahip olan mükemmel tema ise “Aşk her şeyi fether” düşüncesi idi.”

Bu idealizmin yaygınlığına rağmen bu filmlerin genelinde en çok göze çarpan gerçek, aslında yansıtılan ilişkilerin doğası gereği gerçekçi olmasıydı.  “İlişkiler zorludur” gibi pratik ifadeler ya da “İdeallere meydan okumak” gibi ifadeler, bu filmlerde idealist yorumlardan iki kat daha yaygındı.

Hefner, yine de zayıf bir vurguyla da olsa bu filmlerdeki etkileşimlerin ve dile getirilen ifadelerin hiç de ideal olmadığını belirtiyor. Bununla birlikte filmlerin en büyük temaları idealisttir. Görünüşe göre çiftler, gerçekte de zorluklar ve engellerle karşılaşıyorlar ancak  ideal sonuçlara ulaşarak çözüme kavuşturuyorlar.

 

The Ohio State University

Çeviren: Muhammed Şahin

Kaynak: Science Daily Sitesi/  Apr12, 2013.

Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir