Ana Sayfa / Uygulamalı Felsefe / Sosyal Medya Vaizliği ve Dijital Din

Sosyal Medya Vaizliği ve Dijital Din

Bugün yalnızca Facebook ve Twitter’daki iki milyarı aşan kullanıcı, Justin Bieber ve Lady Gaga’dan çok daha fazla konuyu sosyal ağlar üzerinde tartışıyor. Ve Din olgusu da bunlardan biri. Artık harç, tuğla veya betondan oluşmuş ibadet merkezlerinin yerini sanal oluşumlar almaya başladı.

Haham Jason Miller

 

Jennifer Preston’un New York Times gazetesinde yayınlanan “Facebook Fazlaca Aktif Taraftarlar Yetiştiriyor” isimli makalesinde konuyla ilgili çeşitli veriler ortaya konuldu. Sosyal medyanın insanların dini inancına yönelik bir dönüşümü tetiklediğini söylemek için henüz erken olsa da özellikle Facebook üzerinde inançları hakkında tartışan insanların sayısı her geçen gün önemli derecede artmaktadır.

Kullanıcıların üçte biri, dini inancını paylaşıyor

Facebook verilerine göre, kullanıcıların yüzde 31’i profillerinde ait olduğu dine ait bilgileri listelemektedir. ABD dışındaki kullanıcılarınsa yüzde 24’ü bunu yapmaktadır. Facebook’ta, örneğin 43 milyondan fazla kullanıcıya sahip, çeşitli dini kategorilere ayrılmış ve dini eksenli fan sayfaları mevcut.

Makale, Kuzey Carolina’lı bir diyet doktoru tarafından başlatılan ve her gün sayfayı takip edenlere İsa’dan birkaç motivasyon sözü gönderen Jesus Daily Facebook sayfasının dikkat çekici başarısını anlatıyor. Aaron Tabor tarafından oluşturulan bu Facebook sayfası 32 milyon takipçiye sahip ve AllFacebook.com verilerine göre, son üç ayda resmi Justin Bieber sayfasından 3.4 milyon daha fazla günlük etkileşimin (beğeniler ve yorumlar) sahibi oldu.

Şu anda (30 Aralık 2017) Facebook’ta 2 milyardan fazla aktif kullanıcı var. Bu nedenle kullanıcıların bir “çevrimiçi manevi topluluk (online spiritual community)” bulmak için sayfalarla etkileşime girmeleri şaşırtıcı olmamalı. Bir bilgisayar, tablet veya cep telefonu aracılığıyla zaten Facebook sitesi çevresinde geziyorsanız, aslında sinagog veya kilise servisine katılmaktan çok daha fazla haberi günlük akışınızda (feed) görüyorsunuz.

Çevrimiçi cemaat, daha mı dindar?

OurJewishCommunity.org’ın bir üyesi  ve bir sosyal medya üstadı olan Rabbi Laura Baum, sosyal medyanın hayatımızı nasıl değiştirdiğini anlattığı makalesinde, “Telefondan tweet’lerimizi kontrol etmeyi veya podcast’imizi dinlemeyi tercih edenler var. Teknoloji kullanımının herkes için zorunlu olduğunu düşünmüyorum. Ancak çevrimiçi bir topluluk oluşturduk. Birçoğu daha önce Yahudiliğe hiç bu kadar bağlanmamıştı”  diye yazıyor.

OurJewishCommunity.org projesi Ohio’daki “Congregation Beth Adam” yerleşkesinde 2008 yılında başlatılan küresel çapta bir girişim. Beth Adam, kendi soydaşlarını yücelten ve Yahudiliğe hümanist bir yaklaşım getiren bağımsız bir cemaat. Vizyonuna bakıldığında, Yahudilikle henüz tam olarak bağlantısı olmayan insanları hedeflemekte, dünyadaki Yahudilere ulaşmak için çevrimiçi bir cemaati oluşturmayı amaçlamaktadır. Baum, “aslında teknolojinin bize daha genç Yahudilere ulaşmamıza izin vereceğini düşündük – ve bu da oldu. Fakat bizi şaşırtan şey, katılımcılarımızın Afganistan’daki askerlerden, coğrafik olarak izole edilmiş insanlara ev sahipliği yapan yaşlı insanlara kadar çeşitli olmasıydı. Ayrıca daha önce çeşitli Yahudi cemaati tarafından kenara itilmiş ve hoşlanmadığını hisseden çok sayıda Yahudi’ye ulaşıyoruz.

Facebook, potansiyel üyelere ulaşmak için ideal

Sinagogların sayısı gittikçe artmasına rağmen bir Facebook sayfası aracılığıyla yapılan dini yapılanmalar, geleneksel olana göre oldukça kolay. Bir web sitesi gibi, bir Facebook sayfasının bir cemaat için bilgi yayması etkili bir yol. Michigan’daki yeni cemaatlerden biri olan B’nai Israel Synagogue’un Başkanı Linda Jacobson, Facebook’u üyelerle bağlantı kurmak ve potansiyel üyelere ulaşmak için kullanmış ve konuyla ilgili şunları şöylemiştir:

“Web sitemiz, takvim etkinliklerini duyurmak, fotoğraf göstermek ve ziyaretçilere cemaatimiz hakkında bilgi vermek açısından harika bir yapılanma içerisinde. Ancak Facebook bunun ötesine geçiyor… Facebook, izleyicilerimizin birbirleriyle etkileşime girmelerini sağlıyor. Cemaat programlamasındaki fotoğrafları paylaşmak, yaşam döngüsü etkinliklerini yorumlamak, ilgi kategorilerine dayalı alt topluluklar oluşturmak ve cemaatte ölüm söz konusu olduğunda yemekleri koordine etmek için insanları bir araya getiren bütün bir oluşum burada mevcut.”

Sosyal Medya Vaizliği

Rev Kenneth Lillard, NY Times gazetesinde “Sosyal Medya ve Vaizlik: Dijital Çağda İncil’in Paylaşılması” başlıklı yazısında YouTube, Twitter ve Google+ gibi sosyal medya araçlarının Facebook’a ek olarak, “Martin Luther’in Protestan Reformasyonuna başlamasına yardımcı olan matbaa araçlarına benzer şekilde, dini liderlerin topluluklarını genişletmeleri için en iyi yardımcıları” olduğunu söylüyor.

Tevrat referanslı Facebook sayfaları

Bazı popüler Facebook sayfaları ise Tevrat insiyaklı motivasyon öğretilerini paylaşmak için hahamlar tarafından oluşturuldu. Los Angeles’taki Sinai Tapınağı’nın popüler yazarı ve manevi lideri olan Haham David Wolpe’in 19 binden fazla takipçisi olan bir Facebook sayfası var. Wolpe hem okuyucularını motive etmek hem de onları bilgilendirmek için Facebook’tan yararlanmaktadır. O, sayfadaki tüm sorulara cevap vermeye çalışmaktadır ancak bu aranan bir hatip ve yoğun bir kürsü sahibi olan Wolpe için hiç de kolay bir iş değildir. Bir takipçisi evlilik hakkında bir tavsiyesi var mı diye sorduğunda Wolpe’nin ona yanıtı basitçe şu oluyor: “Ortak değerler: Bağışlayıcılık, derin ilgi, esneklik, şans, inanç”.

Facebook gibi sosyal ağ sitelerinin demostre ettiği şey,  örneğin papaz ya da haham gibi resmi bir dini  lider olmayan kişilerin, insanların gündelik yaşamlarına rehberlik edecek bir bilgeliği yaymasıdır.

Birçok kişi ve işletme, Facebook sayfaları üzerinden takipçilerine ilham verici günlük bir dua veya manevi öğreti sunar. Bazı Facebook kullanıcıları, statü güncellemesi olarak ilham verici bir öğretim yayınlayabilir. Facebook sayfalarında haftalık motivasyon paylaşımları yayınlayan işletmeler mevcuttur.

Sanal dinler ortaya çıkacak

Sosyal medya giderek günlük hayatımızın bir parçası haline gelmektedir. Bu nedenle insanlar, din ve maneviyat ile etkileşimde bulunmak için yeni yollar bulacaktır. Bazıları için bir Sinagogta yer alan kişilerle Facebook sayfasında yer alan kişiler etkileşim halinde olabilir. Diğerleri için bir Twitter haber akışıyla her gün farklı bir Talmud metni öğrenilebilir. Dijital Çağda, sanal dinler ortaya çıkacak. Bunlar, bir sinagog gibi tuğla ve harç barındıran yapılar değil. Dini bir kuruluşa üye olmayan bireyler de olacaktır ancak yine de bu insanlar sosyal paylaşım ağı yoluyla bir müminler topluluğunun birçok yönüyle ilgilenmektedirler. Gelecekte İnsanlar giderek dini veya manevi meselelerde sosyal ağlara başvuracak, yalnızca sosyal medyayı ciddiye almayı ve hatta bu medyayla etkileşime girmeyi seçtiklerini söyleyecektir. 

 

Çeviri: Mert Küçükvardar

Kaynak: https://www.huffingtonpost.com/rabbi-jason-miller/social-media-and-religion_b_949686.html /19.09.2011
Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir