Ana Sayfa / Bilişim ve Teknoloji / Tanrı Facebook’ta mı?

Tanrı Facebook’ta mı?

O, Tanrının Facebook’ta olduğuna, tweet attığına, Youtube’da videolar yüklediğine ve insanoğlunun dünyaya sevgi ve merhametle, peygamberî bir çağrı ve İncil ile adalete ulaşması için bütün araçları kullandığına inanıyor.

Marc LeVine

Çeviren Hatice Çetin

Çalıştığım şirket, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar gibi pek çok farklı küçük işletme için internet sayfası tasarımı yapan bir yer. Bir internet sayfasının, modern dünyanın dört bir yanında sevgiyi, barışı, uyumu ve Tanrı’ya inancı yaygınlaştırmasından daha iyi bir kullanımı olabilir mi? Muhtemelen, hayır! En azından kalbinde sevgi olan ve dünyayı paylaştıklarımız arasında eylemlerimizi kontrol edebilmek için yaşamımızda maneviyata ihtiyacımız olduğuna inanan herhangi birinin bakış açısına göre…

Kendisini bir kilise gibi pazarlayan Starbucks’ın “Kilisenizi iyileştirin!” adlı enteresan bir  Youtube parodisi var. Bu video ibadethanelerin, daha çok kurumsal pazarlamacıların düşündükleri gibi düşünmeye, onların denedikleri gibi denemeye ve cemaate yeni müntesipler çekmeye ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Başkalarına ulaşmak, İnternet birlikte değişti. Çoğumuz şimdi dünyayı dijital olarak eğitilmiş bir çift göz aracılığıyla görüyoruz. Etkileyici çevrim içi mesajların sürekli tekrarı, bizi ziyaret ettiğimiz her sitede, mantıksal olarak yerleştirilmiş harekete geçirme çağrılarını beklemeye hazırladı. Aslında İnternet sitesi tasarımlarını;

  • pratik düzenine,
  • kolay gezilebilmesine ve
  • içerik zenginliğine

göre sınıflandırıyoruz.

Hangi sayfa olursa olsun, bir internet sayfasından etkilenmezsek eğer, kısa sürece oradan ayrılıyoruz. İlk etapta, site sahibinin daha etkileyici açıklamak için neye ihtiyacı olduğunu anlamaya hiç de tahammül edemiyoruz. Bir internet sitesi ziyaretçisi olarak bunu yapmak bizim işimiz değil, deriz. Bilgiyi bize sunmak konusunda iyi iş çıkaran birçok rakip internet sitesi var. Muhtemelen onları takip edeceğiz.

Peki, dini internet sitelerinden ne beklenir?

En azından, hedef kitlesini bulmak ve takipte tutabilmek için şu basit soruya cevap vermeli: İnananlar kimler? Neye inanıyorlar? Nerede ve ne zaman toplanıyorlar? Orada yabancılar hoş karşılanacak mı?

1. İnananlar kimler?

Dini internet sayfalarının çoğu ibadethanelerinin ve binalarının fotoğraflarını, ana sayfalarında dikkat çekici unsur yayınlar. Din adamları ve cemaatler, oluşturduklarıyla gurur duyarlar; diğerlerinin de aynı derecede etkilenmelerini ve kendileriyle birlikte bu binalarda ibadet etmelerini beklerler.

Saygısızlık addedilmesin fakat şunu sormak zorundayım: Taş veya ahşap bir yapının, örneğin bir cami, kilise, sinagog veya tapınağın ayakta kalmasını sağlayan sadece maneviyat mıdır? Yoksa oradaki din adamları ve ibadet eden müminler midir burayı kutsal kılan?

Bir ibadet yeri, örneğin doğal afet sebebiyle harab olduğunda cemaat nadiren düzeni kaçırır; asıl binaya dönüş zamanına kadar başka yerlerde toplanırlar. Onlara göre nerede toplandıklarının bir önemi yoktur. Önemli olan tek şey, bir araya gelmeleri ve dularını yüce yaratıcaya paylaşmalarıymış görünüyor.

Aziz Andrew Kilisesinin pederi, Toronto bölge psikoposi Heather McCance, Tanrı ve sosyal medya üzerine düşündürücü bir yazı kaleme aldı. Yazısında; internet sitelerinin, daha doğrusu kilise internet sitelerinin büyük çoğunluğunun Web 1.0 çalışanı olduğunu, yani bizim internete bilgiyi koyduğumuzu ve birinin de gelip bulduğunu ifade etti.

Peder McCance, tam olarak insanların dini bir internet sitesinde neyi bulmayı beklediklerini soruyor. Ona göre insanlar sadece Tanrı’yı bulmak istiyorlar.

“Kilisenin gerçek bir misyonu olmadığını, aksine Tanrı’nın gerçek bir misyonu olduğunu, kilisenin bu misyona davet ettiğini söylemeyi öğrendik” diye yazdı McCain.

Bu yüzden, bir mabedi mabed yapan, ibadet edenlerin kendileridir. Dini bir sitenin ana sayfasında belirgin bir şekilde sergilenenler, ibadet edenler olmalıdır. Gelecekteki cemaatler, en çok tanışacakları insanları görmek, onlarla tanışmak ve imanlarını tebrik edip kutlamakla ilgilenirler

2. Neye inanıyorlar?

Peder McCance, internet sayfalarını da içeren sosyal medyada Tanrı’nın oynadığı rolü açıkça idrak etmiş görünüyor.

O, Tanrı’nın; Facebook’ta olduğuna, tweet attığına, Youtube’da videolar yüklediğine ve insanoğlunun dünyaya sevgi ve merhametle, peygamberî bir çağrı ve İncil ile adalete ulaşması için bütün araçları kullandığına inanıyor.

Tanrı’nın, pek çok ibadethanesine ev sahipliği yapan dijital portaldan (internet siteleri) önce geldiğini bilmek çok rahatlatıcı. Yine de her dini site, en kısa zamanda ziyaretçilerini, belli inanç markalarının bir URL’nin ardındakiler tarafından gerçekleştirildiği konusunda bilgilendirmelidir. Bir Hristiyan mezhebi mi, bir çeşit Yahudilik mi, İslam, Hindu, Budist veya başka bir şey mi? İnternet sitesi, ziyaretçilerinin dini inançları ile iyi uyumlu mu?

3. Nerede ve ne zaman görüşüyorlar?

Eğer Peder McCance’nin belirttiği gibi Tanrı, sosyal medyada ise GPS birimlerimizle de bize rehberlik etmelidir. Yine de Onun varlığını bulma yolunda hepimizin biraz sorumluluk alması gerekiyor. Diğerlerinin de buluşmaya gelebilmesi için, tarih ve saatle birlikte açık adrese de ihtiyacımız var. İyi tasarlanmış bir dini İnternet sitesi, bu bilgileri içermelidir. Web tasarımcısı, herkesin GPS’e sahip olmadığının ve ibadethanenin yazılı adresine de ihtiyaç duyabileceğinin farkında olmak zorundadır.

4.Yabancılar orada hoş karşılanacak mı?

Hepimiz, Tanrının dua eden herkese hoşgörü ile yaklaştığını biliyoruz fakat bütün ibadethaneler aynı kurallara sahip değil. Örneğin Yahudi olmayanlar gerçekten misafir olarak davrandıkları sürece her zaman sinagogda ayine katılabilirler. Din propagandası yapmak ve cemaate telkinde bulunmak münasip bir misafir davranışı değildir. Herhangi biri, bir yabancının evine girip dekoru eleştirebilir mi? Fakat sinagoglar her zaman gerçekten merak ettiği için gelen, ayine ilgisi olan ya da sadece bir Yahudi etkinliğini kutlamak için arkadaşına katılan Yahudi olmayanlara hoşgörüyle yaklaşırlar.

Ortodoks sinagoglarında, kadınların oturdukları ayrı bir bölüm vardır. Bu, üst katta bir balkon olabileceği gibi, salonun en arkasında veya salonun bir kenarında erkekler bölümünden bir duvarla veya ‘mechitzah’ denilen bir perde ile ayrılmış olan bir bölüm de olabilir. Erkeklerin kadınların olduğu yerde ibadet etmelerine müsaade edilmez çünkü zihinlerinin ibadette olması gerekir, güzel kızlarda değil…

İnternet sitesinde, bilmeleri gereken herbir ibadete katılım kuralının bütün yönleriyle anlatılması önemlidir.

Başka hangi bilgiler yaygın olarak bulmalıdır?

Birçok dini İnternet sitesi şu özelliklerin bazılarını veya hepsini içerir: Cemaati gösteren bir fotoğraf galerisi, özel ibadethane, ibadet ayinleri ve konumu. Özellikle satın almak için dini ürünler sunuyorlarsa çevrim içi mağaza kapasitelerini sunmakta istekli olabilirler.

İbadet yerleri ziyaretçileri, bir ziyaretçi defteri, blog, bültenler, bir mail listesi, bir paylaşım butonu ve (sık sık) bir bağış formu ile tutmak isteyebilir.

Peder McCance’nin inanıyor göründüğü gibi, Tanrının sosyal medya ve İnternet sitelerinde olması çok iyi. Bu yüzden, kendilerine benzeyen başkalarıyla birlikte ibadet etmek isteyebilecek olanları cezbeden kullanımı ile Onu gururlandırmak önemlidir.

———–

Marc LeVine, RiaEnjolie’de müdür, küçük işletmeler için profesyonel görünümlü ve satın alınabilir web siteleri üzerine uzmanlaşmış bir web tasarımcısıdır. RiaEnjolie de topluma kazandırılan bir çok hayırsever yenilikçi programların geliştiricisi.
Kaynak:  http://ezinearticles.com/expert/Marc_LeVine/749742
Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir