Ana Sayfa / Bilişim ve Teknoloji / Tekno severlere başucu kitabı: İnsan ve Teknoloji

Tekno severlere başucu kitabı: İnsan ve Teknoloji

Sophos Akademi için her teknoloji meraklısının elinin altında bulundurmak isteyeceği John Naisbitt’in, “İnsan ve Teknoloji, Gelişim Değişim ve Geleceği Anlama Arayışı” kitabını yazdım.

Elif Akçay

John Naisbitt, İnsan ve Teknoloji’yi orijinal adıyla High Tech/High Touch ‘ı 1982’de yazmış olduğu ‘Megatrends’ isimli kitabına ait bir bölümü tekrar ele alarak  yazar. Naisbitt bunun o tarihten sonra büyüyen gelişen ve dönüşen güçlü fiziksel bir olayın sadece bir başlangıç olduğunu fark ettiğini vurgular. İnsan faktörü de dâhil olmak üzere teknolojiye kapsamlı bir bakış açısı sunduğu kitabında biz de teknolojinin yaşamlarımızdaki yerini sorguluyoruz.

1968’den beri geleceği tanımlayan ve dünyanın önde gelen sosyal tahmincilerinden biri kabul edilen Naisbitt, İnsan ve Teknoloji için “Bu kitap insanla teknoloji ilişkisini, ikilemini sorgulayan, bu ilişkinin sonuçlarını irdeleyen bir kitaptır.” der. Naisbitt teknolojinin tarafsız olmadığını vurguladığı kitabında bize, teknolojinin gerçekten de iyi ve kötü tüm sonuçlarını içinde barındırdığını kabul etmemiz gerektiğini öne sürer. Teknolojinin insanlık üzerindeki etkisini kavramadan devam edersek yeni teknolojilerin beklenmeyen sonuçlarının, vaat ettiklerinden daha önemli olacağını düşünür. Teknoloji daha güçlü hale geldikçe sonuçlarının da daha güçlü olacağını dile getirdiği kitabında Naisbitt, bilinçli bir teknoloji kullanımından yanadır.
Teknolojiyi ne zaman ortaya çıkaracağını ve ne zaman kapatacağını bilmek gerektiğini düşünür. Çünkü en iyi açıdan bakıldığında teknolojinin insan yaşamını desteklediği ve geliştirdiği, en kötü açıdan bakıldığında ise yabancılaştırdığını, izole ettiğini, yozlaştırdığını ve yıprattığını kabul eder. John Naisbitt, teknoloji (high tech) ‘nin bizi 24 saat ulaşılabilir ve müsait kılan şeyler olduğunu, insan (high touch) ‘ın ise, umut, korku, aşk, merhamet, ruh ve doğa gibi teknolojiye uyum sağlayınca unuttuklarımız olduğunu belirtir. Kitap, hayatımızdaki teknolojik gelişmeleri, taşıdığı tehlikeleri ve teknolojiyi kabullenme ya da ondan kaçma içgüdülerini anlatır. Gelecek için yol haritası sunmaya çalışan ‘Çağdaş Kâhin Naisbitt’, “Uzağı göremez şekilde, geleceğin teknolojilerinin sağlayacağı yararlara odaklanırsak ve yenilikler karşısında coşkumuz içinde olumsuz sonuçları bir kenara itelersek, yükselen teknolojilerin derin kusurları bir tost makinasının yaratacağı şoktan veya yağ saçan bir araba motorundan çok daha büyük olacaktır. Bilinçli bir şekilde teknolojinin insanlar üzerindeki etkisini bugün anlamazsak ve yükselen teknolojilerin yapacağı etkiyi bugünden tahmin etmezsek, teknolojiyi incelikle, verimli ve saygılı bir şekilde uygulamamız veya türümüzün varlığını sürdürmesini sağlamamız imkânsız hale gelecektir.” der.

Bu kitap bize teknolojinin kültür üzerindeki zararlı etkilerini nasıl minimum düzeye indirebileceğimizi ve yararlarını nasıl maksimum düzeye yükseltebileceğimizi gösteriyor. FINANCIAL TIMES

 

İnsan ve Teknoloji, teknolojiyi insan merceğinden nasıl anlamamız – teoloji aracılığıyla yaşam bilimini, insani değerler çağı aracılığıyla tüketim teknolojisini, sanat aracılığıyla beden bilimini nasıl kavramamız gerektiğini iki bölüme ayırarak gösteriyor. 1’inci bölüm tüketim teknolojilerini ve bunların yaşamlarımız üzerindeki etkisini, 2’inci bölüm ise günümüzde gelişmekte olan genetik teknolojileri ele alırken bu teknolojilere, insanoğlunun değişen algılamalarını hem ruhi hem de psikolojik açıdan mücadele ederken teologların ve sanatçıların kullandıkları felsefe ve içgüdülerin penceresinden bakıyor. Video oyunlar gibi gençleri şiddete iten teknolojilere de değinen Naisbitt, insanlardan, içine düştükleri teknoloji tuzağından kurtulmaları için, dizüstü bilgisayarlarının fişlerini, insan olmanın ne anlama geldiğini tekrar keşfedinceye kadar çekili tutmalarını öneriyor. Uzun bir süre arkasından koşmak zorunda kaldığımız bir havuca benzettiği teknoloji için Naisbitt şunları söylüyor: “Teknoloji hızlandıkça biz de arkasından dörtnala koşuyoruz. Teknolojiyi kucaklamak için acele ederken insanlığımızı unutamayız; eğer unutursak bu, anlam arayışımızı hızlandıran ve özlemlerimizi şiddetlendiren içi boş bir ilerleme olacaktır.”

İnsan ve Teknoloji’den birkaç başlık ve merakınızı artıracak içeriklerinden kısa alıntılar

Şimdiki Zaman İçinde (Yüksek Teknoloji Zamanı)

“Bir şeyin daha fazlasına sahip olursanız yapabileceğinizi hayal ettiğiniz şekilde kendimizi zenginleştirmek yerine, bir tür fakirlik yarattık. Ve bu fakirlik, öncelikle ve en çok, dikkat eksikliğinde ölçülebilir.”

“Sükunet bugün az kullanılan bir kelime; stres sözcük dağarcığımızın tohumlarını ekiyor. Ve biz taşraya seyahat yapmayı hayal ediyoruz.”

Deniz Perisinin Çağrısı

“…deniz perisinin şarkısı gibi, teknolojinin çağrısı da baştan çıkarıcı olabilir. Önce cezbediyor, sonra tuzağa düşürüyor.”

“Yaşamlarımız teknolojiye o kadar derin dalmıştır ki daha fazlasının elde edilmesi doğal gelmektedir.”

Ordu – Nintendo Birleşimi

“..ordu endüstri birleşimi artık toplum ve çocuklar için sinsi sonuçları ile birlikte ordu nintendo birleşimi haline gelmektedir. Amerikan ordusunun faaliyetleri kendi toprağımızda otururken ileri teknoloji elektronik oyunlara benzemektedir ve biz başka bir savaşa tanık olmaktayız: Askerler çocuklardır, okullar savaş alanları. Yaptıkları askerlerin eğitiminde ve çocukların eğlencesinde kullanılan vahşi elektronik oyunlara benzemektedir.”

“Askerleri duyarsızlaştırarak öldürme yeteneklerini artırma konusunda uzman olan ve ‘Öldürme: Savaş ve toplumda öldürmeyi öğrenmenin bedeli’ kitabının yazarı Emekli Yarbay David Grossman şöyle demektedir: Vahşi video oyunları genç insanları insanlara ateş etme konusunda hissizleştirmektedirler. Eğlence sektörü aynen ordunun yaptığı şekilde şartlandırmaktadır. Siviller askeriyenin eğitim ve şartlandırma tekniklerini tehlikeleri ile birlikte kullanmaktadır. İki öğrenci Colombine katliamında Doom oyununu taklit etmişlerdir.”

Paketlenmiş Duygular

“Eğlence Yazılım Derecelendirme Kurumu yöneticisi Artur Pober, “Bana bilgisayarların el-göz koordinasyonunu geliştirip geliştirmedikleri hep sorulur. Evet, geliştirir. 2.500 dolara el göz koordinasyonu geliştiren bir bilgisayar alabilir ya da 1 dolara bir top alıp onları arka bahçeye çıkarır ve beraberce iyi vakit geçirebilirsiniz. Bilgisayarların el-göz koordinasyonu geliştirdikleri düşüncesi aptalcadır.” demiştir.”

Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir