Ana Sayfa / Uygulamalı Felsefe / Virüsün Felsefi Anlamı

Virüsün Felsefi Anlamı

Dünya kendi öz-bilincine doğru ilerliyor. Dünyalılar ilk kez kendilerini birbirine bağlı organik bir bütün olarak algılıyor. Bu kutlanmalı.

Küreselleşme bu krizle rüştünü ispatladı. Tartışmasız açık olan az sayıda parametreden biri, küreselleşmenin tamamlanmış olması. Geriye dönüş yok. Herkes görünmez bir ağla birbirine bağlı olduğunu idrak etti. “Dünyanın geri kalanı” ibaresini artık özel anlamlarda kullanabileceğiz. Dünyalı olmalı bilinci yeryüzündeki insanları bir arada ve canlı tutuyor.

Ekonomi hatları ve iletişim kanallarının küreselleştirdiği yeryüzü, herkesin aynı şeyi düşünmesi, ötekine ilgiyle yaklaşması ya da ondan ilgiyle uzak durması sayesinde, uzak ülkelerdeki yabancıların ölümlerine karşı dikkat kesilme yoluyla insanlığın ortak bilinci uyanıyor. Virüs tehdidi ve ölüm riski altındaki gündelik yaşam, insanların aynı gemide olmanın ortak kaderini idrak etmelerini sağlıyor. Küresel bir düşün-kürenin koşulları hazırlanıyor. Dünya ilk kez aynı şeyi düşünüyor, düşmanın insan olmadığı bir savaşta birlikte hareket ettiğini görerek kendine güveni artıyor.  Kardeşler arasındaki mücadele, dışarıdan bir tehdit gelinceye kadarmış; insanlık bunu hatırladı.

Aileler kendilerini tanımaya başladılar. Birlikte yaşama becerilerini test ediyorlar. İş, eğitim ve tatil üçgeninin sac ayakları kırıldı. Evden çalışma, uzaktan eğitim ve evde eğlence konseptleri yeni bir kültürel duruma işaret ediyor. Ev içinde bireysel veya toplu yaşama dair acil dijital araç kitlerine ihtiyaç duyuluyor. Birlikte yaşama yeteneği düşük aileler, yakın veya uzak gelecekte dağılma riskiyle tanıştılar.

Ev içi iletişim, en kritik yeteneklerden biri haline geldi. Yılın 230 günü mesai saatlerinde dışarıda olan yetişkinler, artık sürekli evdeler. Televizyon izleme, oyun oynama, sohbet ve telefon görüşmeleri, ev temizliği, öz bakım gibi kısa ev içi pratikler büyük bir baskı altında tutuluyor. Süreç uzarsa kalıcı dönüşümlere gebe.  Mutat yaşlı ziyaretleri, yaşlıların evden parka gündelik pratikleri sekteye uğradı.

Kişinin kendisiyle iletişimi için bin yılda bir olacak doğal bir fırsat ortaya çıktı. Yalnızlık ve kalabalıklardan uzak kalma, kendini arayan elitlere özel bir tavsiye idi fakat herkes bu üst düzey fırsata sahip oldu. İnsanlar kendileriyle baş başa kalıyorlar.  Bu nitelikli sessizliği bölen en ciddi sızıntı, sosyal medya.

Üçüncü bin yılın başında insan olmanın değeri, küresel düzeyde ve aynı anda tartışmaya açıldı. Yaşlılara gösterilen ihtimam, çocukluğuyla barışık ve geleceğe ümitle bakan bir insanlık idealini hala yaşatabileceğimizi gösterdi. Yaşlılar ölüme terk edilmedi. Lüks ve şatafat, başka insanların bakışı altında kazandığı anlamın bir kısmını kaybetmek üzere. İnsanlar, önem ve önceliklerini gözden geçirmek için zaman bulacaklar. Yaşamın anlamı sadeleşmek zorunda kalıyor.

Yalnızlığın yeni formuyla karşı karşıyayız. Herkesin içinde yalıtılmışlık, salgının ömrüne bağlı olarak çeşitli derinliklerde hisler ve düşüncelere yol açıyor.

Zaman bir mazeret olmaktan çıkabilir. Mümkün olmadığı düşünülüyordu fakat herkesin okumak, izlemek, aramak, konuşmak ve düzeltmek istediği ilişkileri için aradıkları müsait zaman artık ellerinin altında. Herkes artık daha müsait. Zamanın, tüketim mekanizmasının arasına sıkıştırılmış bir hızlandırma cini olduğunu görme fırsatımız oldu. Vaktin nakit olduğu tezi popüler bir mitten öte değil.

Gündelik iş düzenine göre kurulmuş iki yüzyıllık ekonomik düzen risk altında. Dünyanın çalışma düzeneği hızlı biçimde küresel kriz durumuna uyum sağlamak zorunda. Uyum sağlayamayan her sistem ya şiddetli bir eleştiriyle kendini yeniden yapılandıracak ya da gürültülü bir yıkıma maruz kalacak. Kapitalizmden komünizme kaçış gibi bir şey yok fakat mevcut düzenin yeniden yapılanması kaçınılmaz.

Ana akım medyanın kamusal etkisi, ilk kez alternatif medyanın etkisi karşısında gerçekten geriledi. Güvenilir bilgiye hızlı erişim ihtiyacı sosyal medya tarafından karşılanıyor. Sosyal medyada haberlerin bir patronu yok. Zayıf denetim ve eşik bekçilerinin yokluğu, sosyal medyanın en büyük avantajı oldu. Whatsapp gibi anlık mesajlaşma programları ise tümüyle resmi denetim dışında. Sosyal medyanın zayıf da olsa denetiminden kaçan haberler burada virüs hızında yayılıyor. Whatsapp grupları kısa tarihinin en önemli ve en büyük misyonunu icra ediyorlar.

Bilişim çağı, doğal ve resmi bir başlangıç bulmuş oldu. Teknoloji, bilimin rehberliğinde insanlığın kurtuluşu olduğunu gösterdi. İnsanları ve işleri birbirine bağlayan nesnel ve iyi yapılandırılmış bir ağın insanlığa hediyesi. Neyin insanların içine düştükleri zor zamanlarda çıkış yolunu aydınlatacağı konusunu yeniden tartışmalıyız. En büyük yatırımı bilim ve teknolojiye yapmayan toplumların, bu uyuşukluklarının bedelini daha ağır ve net biçimde ödemeye başlayacakları bir döneme hazırlanmalıyız.

Kriz şu ana kadar insanlığı değil, iş ve yaşam düzenini tahrip etti. Bedenlerimizle birlikte var olmayı, zorunluluk olmaktan çıkarmanın yolunu bulmaya yönlendiriliyoruz. Bu kriz, insanları fiziki sokaklardan siber uzaya göçe zorluyor. Siber uzaydaki dijital yaşam becerilerimiz hızlı bir gelişim evresine girecek. Kriz sadece dijitalleşme hızı yavaş, dijital yaşam becerileri düşük olanlar için gerçek bir tehdit. Dijitalleşme becerilerine daha önce yeterli yatırımı yapmamış toplumlar için bir tehdit. Tehdidin hangi toplumsal değişme formunda gerçekleşeceğine tanıklık edeceğiz. Milenyum kuşağı, ilk küresel vukuata tanıklık ediyor.

Kriz insanlığı olgunlaştırıyor. İnsanlığın genine yeni bir yaşam tecrübesi ekleniyor. Kriz, insanlığın bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Fakat yaşlı birine tecrübelerinin yol göstermesi gibi, salgınla bir seviye daha olgunlaşan insanlık da bundan sonra karar verirken eskisi kadar sorumsuz bir özgürlükle hareket edemeyecektir. İnsanlığın böylesi ortak tecrübesi ne yazık ki çok azdır.

Ölüm ilk kez insanlara bu kadar açıkça yakın. Hepimiz ölümü hissediyoruz.

 

Yazan: Şevki IŞIKLI

Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir