Yatak odalarında ekranların yasaklanması çocukların uyku sorunlarını çözebilir

Yeni bir analize göre dijital cihazların yatak odasında bulunması bile çocukların beynini hızlandırarak uyumalarını güçleştiriyor.

Çoğu gece yatarken kitap okurum fakat kütüphanemde okumam bittiğinde telefonumdan devam ederim. Bu değişimin uykumu mahvedip etmediği konusunda şüphelerin var. Bu benim için iyi değil fakat muhtemelen geceleri odalarında akıllı ekranlar bulunan çocuklar çok daha kötü bir durum.

Bir grup araştırmacı, yatak odasında mobil cihaz kullanımı ile verimsiz uyku arasındaki ilişkiyi derinlemesine araştırdı. Londra Kraliyet Üniversitesinde biyo-istatistikçi Ben Carter ve mesai arkadaşları, yaşları 6 ila 19 yaş arasında değişen çocukların, yatış zamanlarında akıllı ekran kullandıklarında daha verimsiz uyuduklarını ve gün içinde daha yorgun olduklarını fark ettiler.

Bu hiç de şaşırtıcı değil: Telefonlar, tabletler ve dizüstü bilgisayarlar çok ses yaparlar; uyumamızı sağlayan melatonin hormonuyla etkileşime giren mavi ışık yayarlar. Fakat işler, araştırmacılar odalarında akıllı cihaz olmayan çocuklar ile odalarında kapalı bile olsa telefon veya tablet bulunan çocukları kıyasladıklarında daha da ilginçleşmeye başlıyor.

Bu grupların uyku düzenlerinde bir farklılık olmayacağını düşünebilirsiniz. Çocukların hiçbiri gece kalkıp mesaj atmadı ve oyun oynamadı. Dolayısıyla ne ses duydular ne de mavi ışık, çocukların uykularına müdahale etti. Carter ve arkadaşları yine de bir fark buldular: Odasında kullanmasa da ekran bulunan çocuklar, teknolojinin olmadığı odada uyuyanlar kadar iyi uyuyamadılar. Dahası, Aralık’ta JAMA Pediatrics’te yayınlanan raporda, teknolojinin bulunduğu odada olan çocukların uykularının daha kötü olduğunu ve gün içinde daha yorgun hissettiklerini yayınladılar. Sonuçlar merak uyandırıcı fakat ilginç bir ihtimal de yaratıyor: Cihazların rahatsız edici varlığı, uykuyu mahvetmek için yeterli olabilir.

Eğer bir çocuk yatmadan önce arkadaşlarıyla mesajlaşırsa ve daha sonra yatarsa telefon görüş alanında olmasa bile hâlâ konuşmaları düşünüyor olabilir. Uykuya geçişte vücudun ve zihnin rahatlaması için zamana ihtiyaç vardır. Carter, “100 metre koşudan sonra gidip uyumayı bekleyemezsiniz. Vücudunuz yarışa devam etmektedir. Tıpkı bunun gibi eğer zihniniz yarıştaysa onu öylece uyku moduna geçiremezsiniz. Bu, diğer organlar gibi bir organdır.” diyor.

Araştırma, incelenmesi gereken bazı uyarıları da beraberinde getiriyor: Araştırmada, ekran kullanım zamanları otomatik olarak rapor edilse de bilim insanları, yatmadan önce kullanılan (veya sadece odada bulunan) elektronik cihazların verimsiz uykuya sebep olup olmadığını kesin olarak söyleyemiyorlar. Örneğin gece yarısında uyanan çocukların telefonlarına ulaşmaları kuvvetle muhtemel.

Yine de ekranın yokluğunda bile zihinsel enerjinin, bir mesaj metni ya da oyun hakkında düşünüyor olması mümkün. Böylece uykuya müdahale ediliyor olabilir. Harvard Tıp Fakültesi’nde uyku uzmanları Charles Czeisler ve Theresa Shanahan, “Yatma zamanlarında mobil cihaz kullanımı, uyku moduna geçişte beynin yavaşlaması gerekirken sosyal ve fizyolojik uyarıcı unsurlar sağlıyor.” diyor.

Carter ise “Öğretmenler ve sağlık uzmanları, ebeveynleri yatak odasında bulunan cihazlar konusunda yüksek sesle uyarmalıdır.” diyor. American Academy of Pediatrics ’den gelen çocukların cihaz kullanımıyla ilgili yeni yönergeler de bu öneriyi destekliyor.

Bu, umut verici bir düşünce olabilir ancak çocuklar belki de elektronik cihazları kapatmaya mecbur edildiklerinde, işte o zaman ihtiyaçları olan bütün uykuyu alabilirler. Carter “Bence bizim cihaz takıntımız var.” diyor ve özellikle geceleri, çocuklarımızı bu takıntıdan uzak tutmaya çalışmamızı öneriyor.

Laure Sanders

Çeviren Muhammed Şahin

Kaynak: Science News Sitesi/Jan 23, 2017.

Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir